YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/981
KARAR NO : 2008/3403
KARAR TARİHİ : 03.04.2008
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki karşılıklı itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın reddine, karşı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı-davalı vekilince duruşmalı, davalı-davacı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı alacaklının itirazın iptali davası açmasından sonra davalı banka aynı alacakla ilgili menfi tespit davası açmıştır. İtirazın iptali davasından sonra aynı konuda menfi tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Hukuki yarar dava şartı olup, menfi tespit davasının bu nedenle reddi gerekirken kabulünde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.04.2008 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Taraflar arasındaki uyuşmazlık somut olayda gabin koşullarının oluşup oluşmadığı, taraflar arasındaki gecelik faiz anlaşmasının B.K.nun 19/2 ve 20. maddeleri uyarınca bâtıl olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece, Dairemiz bozma kararına uyulduktan sonra konusunda uzman kişilerden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. Bilirkişi heyetince düzenlenen raporda, somut olay bakımından gabinin objektif ve subjektif koşullarının gerçekleşmediği, olayda B.K.nun 19/2 ve 20. maddelerinin uygulama yeri de bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi heyeti raporu, ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli olduğu gibi dosya içeriğine ve mevcut delil durumuna da uygundur. Bu durumda Mahkemece asıl davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddi yolunda hüküm kurulmasının da bozmayı gerektirdiğini düşündüğümüzden bozma kararının (1) nolu bendindeki “davacının diğer temyiz itirazlarının reddi” yönündeki sayın çoğunluk görüşüne katılamıyoruz.