YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9870
KARAR NO : 2009/6026
KARAR TARİHİ : 22.06.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddie yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine Uzunköprü İcra Müdürlüğünün 2005/2032,2282,2690 ve 735 Esas sayılı dosyalarıyla kambiyo senetlerine dayalı takip yaptığını, yine davalı tarafından Uzunköprü İcra Müdürlüğünün 2005/1721 ve 2033 sayılı dosyaları ile … Isı…. Ltd. Şti. aleyhine kambiyo senetlerine özgü icra takibi yapıldığını, müvekkili aleyhine yapılan takibe dayanak senetlerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, öte yandan … …. Ltd. Şti. aleyhine yapılan takiplerin de usulsüz olduğunu, zira böyle bir şirket bulunmadığını ve bu takiplere dayanak senetlerin de başka kişilerce düzenlendiğini belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, takiplerin ve takibe dayanak senetlerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının takipten itibaren (5) günlük sürede imzaya itiraz etmediğini, müvekkilinin davacının sahibi olduğu … Isı şahıs firmasına defalarca pazarlamacısı aracılığıyla mal sattığını, davacının borçlu olmadığını defter kayıtlarıyla ispatlaması gerektiğini, takipler sonrasında davacının borcu ödemek için müvekkilinden süre istediğini ve daha sonra bu davayı açtığını, mal alışverişi sırasında davacının işyerinde temsilcisi olan … …’nın “… Isı- …” işletmesinin “… Isı Malzemeleri Ltd. Şti.” olarak değiştiğini – değişeceğini beyan ederek senet ve faturaları bu şekli ile düzenletmiş ve imzalamış olduğunu, davaya konu 2005/2690 sayılı takibin ilamsız olup itirazsız kesinleştiğini, davacının ticari ahlak kurallarına aykırı davrandığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre, her ne kadar takiplere konu senetlerdeki imzaların davacının … ürünü değil ise de, ödeme emirlerinin büyük çoğunluğunun bizzat davacı imzasına tebliğ edildiği, davacının icra mahkemesine imza itirazında bulunmadığı, davalının davacıdan cari hesap ve senetler nedeniyle 14.881.13 YTL alacağı olduğu, davaya konu 2005/2690 esas sayılı dosyada ilamsız takip yapıldığı, itiraz edilip takibin durdurulması mümkün iken itiraz edilmediği, bu dosyayla ilgili menfi tespit davasının da yersiz olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava dışı … … Ltd. Şti. aleyhine yapılan takipler nedeniyle davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından, mahkemenin davacının bu şirket aleyhine yapılan takiplerden ötürü davayı reddetmesi doğru olduğundan davacının bu yöne ilişkin temyiz taleplerinin reddi gerekmiştir.
2-Davacı aleyhine yapılan 2005/2032, 2282 ve 2006/735 esas sayılı takiplere konu senetlerdeki imzaların davacı adına ve yine 2005/2690 esas sayılı takip dosyasındaki 22.02.2005 tanzim, 15.10.2005 vade tarihli 600 YTL bedelli senetteki imzanın davacı adına söz konusu takip dosyasındaki takibe konu, 02.02.2005 tanzim, 25.10.2005 vade tarihli 1.000 YTL bedelli senet ile 02.02.2005 tanzim 25.09.2005 vade tarihli 1.000 YTL bedelli senetteki imzanın ise dava dışı … Ltd. Şti. adına atıldığı görülmektedir. Yapılan bilirkişi incelemesinden bütün senetlerdeki imzaların davacıya ait olmadığı anlaşıldığından ve takibe itiraz etmeyen borçlu genel mahkemede dava açabileceğinden davacının bu takiplere ilişkin davasının kabulü gerekirken davanın tümünün reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.