Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/9892 E. 2009/6031 K. 22.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9892
KARAR NO : 2009/6031
KARAR TARİHİ : 22.06.2009

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine faturalara dayalı takip başlattığını, ödeme emrinin muhtara tebliğ edilmesi nedeniyle süresinde takibe itiraz edemediklerini, müvekkiliyle davalı arasında herhangi bir alışveriş olmadığını belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında ticari ilişki olduğunu müvekkilinin davalıya un satıp teslim ettiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre davaya konu 10.09.2005 ve 12.09.2005 tarihli fatura ve irsaliyelerdeki imzaların davacıya ait olmadığı, her iki irsaliyede malların … …’a teslim edildiği belirtilmiş olup bu kişinin davacı elemanı olduğu ya da malları davacı adına teslim aldığı hususunun davalı yanca ispatlanamadığı gibi davalının delil listesi vermediği ve yemin deliline de dayanmadığı, … taraflı düzenlenen faturalarla takibe girişildiği ve İİK.nun 72/5.maddesinde öngörülen kötüniyet tazminatının davacı yararına yasal koşullarının oluştuğu gerekçeleriyle davanın kabulüne, davacının takibe konu alacak iddiası yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davalının %40 oranında kötüniyet tazminatıyla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK.nun 72/5.maddesi uyarınca davacı lehine tazminata karar verebilmek için davalının takibinde haksız ve kötüniyetli olması gerekir.Somut olayda davalının takibinde haksız ve kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığından yazılı şekilde hüküm kurulması bozma sebebidir. Ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hüküm fıkrasının 2.bendinin tamamen kaldırılarak yerine “davalının takibinde haksız ve kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığından davacı yararına kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına” sözcük dizisinin 2.bent olarak yazılmasına ve hükmün değiştirilmiş bu şekli ile düzeltilerek ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.