Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/9969 E. 2009/5308 K. 04.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9969
KARAR NO : 2009/5308
KARAR TARİHİ : 04.06.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin … …’ın kredi borcu için bir taşınmazı üzerinde davalı banka lehine ipotek tesis ettiğini, ayrıca 42.000 TL’lik borca kefil olduğunu, müvekkilinin taşınmazın devrini yapabilmek için 42.000 TL anapara ve masraf olmak üzere 48.000 TL ödeyip ipoteği kaldırttığını, davalının buna rağmen Ankara 22.İcra Müdürlüğünün 2008/303 esas sayılı dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçtiğini, müvekkilinin davalı bankaya borcu bulunmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, %40’dan … olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacının müvekkili banka ile davadışı … … arasında düzenlenen 27.06.2005 tarihli genel kredi sözleşmesini kefil sıfatıyla imzaladığını, ayrıca 24.06.2005 tarihli 225.000 TL bedelli ipotek alındığını, ipoteğin 02.05.2006 tarihinde fekkedildiğini, ipoteğin fekkine rağmen sehven ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçildiğini, icra müdürlüğünün takibin iptaline karar verdiğini, davacının sözleşme uyarınca şahsi sorumluluğunun devam ettiğini, bu nedenle ayrıca ilamsız takip yapma hakları bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre davacı tarafından davalı banka lehine düzenlenen ipoteğin kaldırıldığı, takip yapılmışsa da davadan sonra takibin iptaline karar verildiği, davanın konusuz kaldığı, davalının takibinde kötüniyetli kabul edilemeyeceği gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı banka tarafından davacı aleyhine takibe geçilmiş olup, takip borçlusu davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararı vardır.
Takibin iptali nedeniyle dava konusuz kalsa bile mahkemece dava tarihi itibariyle haklılık durumu üzerinde durularak vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmelidir.
Bu yönler gözetilmeden karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.06 .2009 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
-KARŞI OY YAZISI-

Davalı banka davacı aleyhine 07.02.2008 tarihinde takibe geçmiş,ödeme emri 20.02.2008 tarihinde tebliğ edilmiş ve takibe borçlu 27.02.2008 tarihinde itiraz etmiştir. Davacı takip borçlusu takibe itiraz ettiği … takip alacaklısı bankaya karşı menfi tespit davası açmıştır.
Davacının açtığı bu davanın dinlenebilmesi için dava açmakta hukuki menfaatinin bulunması gerekir. Davacının dava açtığı tarihte bu hakkı veya hukuki durumu ciddi bir tehlike ile tehdit ediliyorsa hukuki yararın varlığı kabul edilmelidir (…, …:Davada Menfaat, Ankara 2009, sy:249).
Davacı aleyhine başlatılan takibe itiraz ederek durdurmuş ve aynı … takip konusu borçla ilgili menfi tespit davası açmıştır. İtirazla takip durduğuna göre alacaklı bankanın bu takip nedeniyle borçluyu tehdit ettiği kabul edilemez. Bu nedenle davacı borçlunun menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın bu nedenle reddedilip yargılama gideri davacı üzerinde bırakılmalıdır. Davalı taraf hükmü temyiz etmediğinden temyiz edenin sıfatı da gözetilerek yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılması sonucu itibariyle doğru olduğundan hükmün onanması gerektiği görüşündeyiz.
SONUÇ:Yukarıda açıkladığımız nedenlerle yerel mahkeme hükmünün temyiz edenin sıfatına göre onanması gerektiği görüşünde olduğumuzdan … çoğunluğun bozma gerekçesine katılmıyoruz.