Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/10064 E. 2010/4207 K. 12.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10064
KARAR NO : 2010/4207
KARAR TARİHİ : 12.04.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki birleşen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, asıl ve birleşen davada, müvekkilinin davalıya sattığı kitapların bedelinin ödenmediğini, faturaya dayalı alacağın tahsili için girişilen icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile Gebze 2.İcra Müdürlğünün 2008/1349-2008/1729 esas sayılı dosyalarına davalının itirazının asıl alacak yönünden iptaline, takibin devamına, %40 tazminata, işlemiş faize yönelik isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
HUMK’nun 389.maddesine uygun olarak tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren tefhim ile aleniyet ve hukuki varlık kazanan kısa karara uygun olarak gerekçeli kararın yazılması zorunludur.
Somut olayda, yargılama sonunda tefhim edilen kısa kararda, “Gebze 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/1215, 1217,1216,1218 esas sayılı dosyalarının fiilen gönderildiği, davacının 10 günlük yasal sürede mahkememize gönderilmesi yolunda bir talepte bulunulmadığı görülerek mahkemesine gönderilmesine” karar verildiği halde, bu kez gerekçeli kararın hüküm ve gerekçe bölümünde birleştirme kararı ile gönderilen dosyalardan hiç bahsedilmeyerek “Asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne, Gebze 2.İcra Müdürlüğünün 2008/1349-1729 esas sayılı dosyalarına davalının itirazının asıl alacak yönünden iptaline, takibin devamına, %40 tazminata, işlemiş faize yönelik istemin reddine” şeklinde farklı ve çelişkili hüküm tesis edilmiştir.
Bu hal, HUMK’nun 381/2.maddesine aykırılık teşkil ettiğinden, 10.04.1992 gün ve 1991/7 esas, 1992/4 karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurul Kararı uyarınca bir hüküm kurulmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 750.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.