YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10088
KARAR NO : 2010/6266
KARAR TARİHİ : 24.05.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkilinden 2006 model yeni araç satın aldığını, bu satıştan dolayı 10.000.-YTL’lik borcu kaldığını, bu borca karşılık dava dışı … adına kayıtlı ikinci el aracın davalı adına satıp borcunun kapatılması için müvekkiline teslim edildiğini, söz konusu aracın 02.07.2007 tarihinde … isimli kişiye satılmış ise de, araç üzerinde haciz bulunması nedeniyle araca el konulduğunu, adı geçenin araca 730.-YTL’lik bakım yaptığını, 1.500.-YTL’lik tüp taktırdığını, ayrıca müvekkilince 962.-YTL de motorlu taşıtlar vergisi ödendiğini, müvekkilince toplam 12.558.50.-YTL’nin yasal faizi ile birlikte ödenmesi ya da muhafaza altındaki aracın teslimi için davalıya ihtar çektiklerini, ihtarın sonuçsuz kalması üzerine başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıdan yeni araç satın aldığını, bu alımdan kaynaklanan 10.000.-YTL kalan borç için müvekkilinin davacı şirkete takas teklif ettiğini ve davacının da bunu kabul ettiğini, davacıya 03.05.2006 tarihli özel vekaletname gönderildiğini, ayrıca Giresun Emniyet Müdürlüğünün 03.05.2006 tarihli yazısı ile araç üzerinde tedbir, haciz, rehin gibi şerhlerin kaldırıldığına dair hazırlanan belgenin de davacı şirkete gönderildiğini, ancak davacının 30.06.2006 tarihine kadar aracın devrini üzerine almadığını, aracın teslim edildiği tarih itibariyle araç üzerinde herhangi bir haciz ve yakalamanın söz konusu olmadığını, vekaletnamedeki sürenin dolmasından sonra davacı şirketin kusuru ile meydana gelen zarardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, taraflar arasındaki 28.3.2006 tarihli satış sözleşmesinin 5.maddesi uyarınca sözleşme tarihinden sonraki vergi, ceza ve mali mesuliyetlerin alıcıya ait olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davalının bakiye 10.000.-YTL borcu için davacıya araç teslim ettiği ve bu aracın satışı için vekaletname de verdiği, bu itibarla BK.nun 184.vd.maddeleri uyarınca menkul satımından kaynaklanan borç ve yükümlülüklerini noksansız yerine getirdiği, vekaletnamede öngörülen 30.06.2006 tarihinden sonra araç üzerine konacak haciz-tedbir veya rehinlerden dolayı davalının herhangi bir sorumluluğunun bulunmayacağı, kusurun davacıdan kaynaklandığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki araç satışı nedeniyle davacının davalıya teslim ettiği sıfır araç bedelinin kısmen nakit olarak ödendiği, kalan 10.000.-YTL’lik bölüm için ise davalı tarafından davacıya ikinci el bir araç verildiği, verilen ikinci el aracın henüz resmi satışı gerçekleşmeden üçüncü kişi tarafından haczettirildiği konularında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bakiye bedel olan 10.000.-TL karşılığında verildiği bildirilen ikinci el araç haciz nedeniyle davacının elinden alındığına ve davacının bakiye alacağını tahsil edemediğine göre ödenmeyen bu kısım bedelden davalının sorumlu olacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.