YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10155
KARAR NO : 2009/11112
KARAR TARİHİ : 24.11.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ihtiyati haciz davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı talebin reddine yönelik olarak verilen kararın süresi içinde ihtiyati haciz isteyen vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
İhtiyati haciz isteyen vekili genel kredi sözleşmesi uyarınca kullandırılan kredinin geri ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini belirterek, müteselsil kefiller hakkında ihtiyati haciz isteminde bulunmuştur.
Mahkemece iddia edilen alacağın varlığının ve miktarının yargılamayı gerektirdiği belirtilerek İİK.nun 257.maddesindeki koşulların bulunmaması nedeniyle talebin reddine karar verilmiş, hüküm ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İcra ve İflâs Kanunu’nun 258,I hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin “alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması” yeterlidir. Mahkemenin “alacağın varlığına kanaat getirmesinden” anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. Öte yandan, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için “alacağın yargılamayı gerektirmemesi” şeklinde bir koşul da kanunda öngörülmemiştir. Aksine, ihtiyati hacze konu her alacağın, kural olarak İİK’nın 264’üncü maddesi kapsamında itirazın kaldırılmasına veya itirazın iptali davasına ya da açılacak bir menfi tespit veya istirdat davasına konu olması kanunda öngörülen bir olasılıktır.
İcra ve İflâs Kanunu’nun 257’nci maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz isteyebilir. Somut olayda Vakıflar Bankası’nın, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan hesabı 13/05/2008 tarihinde kat ederek borcun muaccel hâle geldiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu nedenle ihtiyati haciz talebi yerindedir. Mahkemece, müteselsil kefillerin, kefalet borçlarından dolayı teminat verilip verilmediği üzerinde durularak, varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile talebin reddinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.11.2009 günü oybirliği ile karar verildi.