Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/10248 E. 2009/11248 K. 25.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10248
KARAR NO : 2009/11248
KARAR TARİHİ : 25.11.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tic.mah.sıfatıyla)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı banka vekili, müvekkilinin dava dışı … firması ile yaptığı Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesini davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, alacağın tahsili için yapılan icra takibinde davalının asıl alacağın, 300.00 YTL’lik kısmını kabul edip, kalan miktar ve faize itiraz ettiğini ileri sürerek, 11.102.54 YTL’ye itirazın iptaline, %40 oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevabında, davacı bankanın dava dışı asıl borçlu …’a verdiği kredi kartına borcundan dolayı 300.00 YTL’ye kefil olduğunu, bu kısmı kabul ettiğini, fazla miktarı kabul etmediğini beyan ederek davanın reddini savunmuş, %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davalının 10.959.41 YTL’ye itirazının iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizin 2007/4019 esas, 2007/8589 karar sayılı ve 19/09/2006 tarihli bozma ilamında sözleşmelerde kefil olunan tutar veya sözleşme limitinin yazılı olmadığı, bu durumda geçerli bir kefaletten söz edilemeyeceği, ne var ki davalının itirazında ve cevap dilekçesinde kefaletinin 300.00 YTL olduğunu kabul ettiğinden bu tutar yönünden kefaletinin geçerli olduğunun kabulü gerektiği, mahkemece bu limit gözetilmeden ve takipten sonra davadan önce yapılan ödemeler dikkate alınmadan karar verildiği gerekçesiyle hüküm davalı yararına bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davalının borcun 300.00 TL’lik kısmını kabul ettiği, bu miktar yönünden icra takibinin devam ettiği, kalan kısma yönelik olarak ise davacının davasında haksız olduğu gerekçesiyle davanın ve davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre,özellikle davalının yapılan icra takibine karşı itirazında takip tutarından 300.000.000 TL’ye itiraz etmemiş olmasına, davacının takibinde haksız ve kötüniyetli olmadığının kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre taraf vekillerinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 25.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.