YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10275
KARAR NO : 2009/11472
KARAR TARİHİ : 09.12.2009
Mahkemesi :Adana 3.İcra Mahkemesi
Tarih :04.03.2009
No :1164-235
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan … vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili dava dışı borçlunun ikramiye, izin ücreti ve maaş teşvik alacaklarının dağıtımı için düzenlenen sıra cetvelinde üst sırada yer alan davalıların İcra ve İflas Kanunu’nun 106 ıncı maddesine uygun biçimde paranın celbini istemediklerini ve hacizlerinin düştüğünü ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı T. Vakıflar Bankası TAO yargılamaya katılmamış; diğer davalı … ise, borçlunun maaşına haciz konulduğunu, işyerince sıraya alındığının bildirildiğini, kendilerinden önce yedi takip dosyasından haciz bulunması nedeniyle paranın celbinin istenmesinin anlam taşımadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İcra Mahkemesince davalı yanın dosyasından maaş üzerine 28.05.2006 tarihinde haciz konulduğu, İcra ve İflas Kanunu’nun kıyasen para hacizlerine de uygulanan 106 ıncı maddesine göre paranın bir yıl içinde celbinin istenmemesi üzerine haczin aynı yasanın 110 uncu maddesi uyarınca düştüğü gerekçesiyle sıra cetvelinin iptaline karar verilmiş; hüküm davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların icra dosyalarının incelenmesinde borçlunun maaşları ile birlikte, tazminat ve ikramiyeleri üzerine de hacizler konulduğu, ancak bunların konulduğu tarihler itibariyle borçlunun henüz tahakkuk etmiş tazminat ya da ikramiye alacağı bulunmadığı anlaşılmıştır. Bir diğer ifade ile haciz, öncelikle maaş üzerine; şartların oluşması halinde de, diğer alacaklar üzerine konulmalıdır.
İcra ve İflas Kanunu’nun maaş ve ücret hacizlerine ilişkin 83 üncü maddesine göre, kesintilerin sıra ile yapılacağı tartışmasız olup, menkul haczine ilişkin 106 ncı maddenin maaş hacizlerinde uygulama yeri bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece borçlunun sonradan doğan toplu alacaklarının dağıtımı için düzenlenen sıra cetveline yönelik itirazın reddine karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Aslı gibidir.