YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10316
KARAR NO : 2010/5549
KARAR TARİHİ : 05.05.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında akdedilen bayilik sözleşmesinde diğer davalıların da kefil olarak yer aldıklarını, davalı şirketin dava dışı şirketlere ait tüplerin satışını yapmak suretiyle sözleşme şartlarını ihlal etmesi üzerine müvekkilince akdin feshedildiğini ve müvekkili lehine 185.363.00.-YTL.ceza-i şart alacağının oluştuğunu belirterek fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000.-YTL.nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davacı iddialarının doğru olmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacı yanca kanıtlanan davanın davalı şirket bakımından kabulüyle 20.000.-YTL. ceza koşulu alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalı … Petrol Ltd.Şti.nden tahsiline, ceza-i şart tutarının sözleşmede açıkça belirtilmediğinden dolayı diğer davalı kefillere yönelik davanın ise reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen 30.3.2006 tarihli Tüplü LPG Bayilik Sözleşmesinin 32.maddesinde “sözleşmeyi imzalayan şahısların bayinin bu sözleşmeden doğmuş ve doğabilecek tüm yükümlülükleri için 100.000 USD’ye kadar bayi ile birlikte müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu kabul ettikleri hususunun kararlaştırılmış bulunması karşısında, belirtilen sözleşmede kefil olarak imzası olan davalılardan Hasan Sümbül ile Metin Sümbül’ün de kefalet limitleri oranında sorumlu bulundukları gözetilmeden mahkemece yanılgılı gerekçeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 5.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.