Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/10322 E. 2010/6844 K. 02.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10322
KARAR NO : 2010/6844
KARAR TARİHİ : 02.06.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 16.04.2009
Nosu : 141-222

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilince davalılardan … Ltd.Şti.nden satın alınan otomobilde üretim hatası bulunması sonucu sürekli arızalar oluştuğunu, üç kez yapılan tamirata rağmen aynı nitelikteki arızaların bir türlü giderilmediğini, aracın değişimi için diğer davalı şirkete yapılan başvuruya da olumsuz yanıt verildiğini ve şu anda aracın kullanılamadığını belirterek, ayıplı aracın aynı marka ve model yenisiyle değiştirilmesine, mümkün olmazsa otomobilin iadesi koşuluyla satış bedeli olan 40.202.96.-YTL.nin 04.03.2005 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı sundukları cevap dilekçeleriyle satıma konu aracın ayıplı olmadığını, oluşan arızaların garanti kapsamında giderildiğini ve aracın halen davacı kullanımında bulunduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Yargılama sırasında davacı vekili ıslah dilekçesi sunarak; otomobilin piyasa rayiç bedeli olan 35.000.-YTL.nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davaya konu aracın gizli ayıplı olduğunun ve arızasının giderilemediğinin kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 35.000.-YTL.min dava tarihinden itibaren yürütülecek değişken oranlarda reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, haksız zenginleşmeye yol açmaması için davacı elindeki aracın aynen davalı … Ltd.Şti.ne iadesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Mahkemece dosya üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu aldırılan birinci rapor yeterli görülmeyerek ikinci kez farklı bir heyetten bilirkişi raporu aldırılmış ise de, karar verilirken ilk raporun hükme esas alınması doğru görülmemiştir. O halde mahkemece iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetinden yeniden bir rapor aldırılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.