YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10324
KARAR NO : 2010/4357
KARAR TARİHİ : 14.04.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki karşılıklı itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı-karşı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av. … ile davalı vek.Av. …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili müvekkili ile davalı arasında 8.9.2006 tarihinde 82.990,-EUR bedelli koruma rölesi siparişi teklifinin imzalandığını ve bununla müvekkili şirketin genel şartlarının davalı tarafından kabul edildiğini, davalının genel şartların dışına çıkarak ödemeyi 30 gün vadeli yapacağını bildirmesi üzerine fiyata 1.540,-EUR ilave edildiğini, verilen çekin vadesinde ödenmediğini, ilave vadeler istendiğini ve bu nedenle davalıya vade farkı faturası düzenlendiğini, davalının bu faturayı iade ettiğini ileri sürerek mal ve vade farkı faturalarına dayalı olarak girişilen takibe vaki itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili sözleşmeye göre 8 ila 10 hafta olan teslim süresinin davacı yanca geçirildiğini, bu nedenle vade farkı istenemeyeceğini, malzeme bedelinden bakiye 21.010,-EUR kaldığının davacının da kabulünde olduğunu ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuş; malların geç teslimi nedeniyle müvekkilinin bu mallara ilişkin olarak Ürdün’deki bir şirketle yaptığı sözleşmeyi süresinde ifa edemediğini, ilave nakliye ve montaj masrafına katlanmak zorunda kaldığını ileri sürerek şimdilik 6.000,-TL alacağın 23.11.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini karşı dava olarak talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre asıl dava bakımından 47.295,56 TL. üzerinden itirazın iptaline ve takibin devamına; karşılık davanın ise sözleşmenin 12 nci maddesi uyarınca davacının sorumluluğu bulunmadığı, davalı-karşı davacının geç teslim konusundaki haklarını saklı tutmadığı ve bu durumu kabullendiği gerekçesiyle reddine karar verilmiş; hüküm davalı-karşı davacı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hususlarda mahkeme, konusunda uzman bilirkişilerin oy ve görüşüne müracaat edebilir (HUMK.m.275). Nitekim mahkemece bilirkişiden 15.12.2008 günlü rapor alınmıştır. Davalı bu rapora itiraz etmiş ise de, itirazları değerlendiren ek bir rapor alınması ya da yeni bir bilirkişi görevlendirilmesi yerine, mahkemece vade farkı hesabı yapılmıştır. Mahkemece bir bilirkişinin görevlendirilmesi halinde itirazların da bu şekilde giderilmesi gerekirken, tarafların itirazına imkân tanımayacak şekilde hesaplama yapılması doğru değildir. Bu durumda mahkemece sözleşme hükümleri de göz önünde tutulmak kaydı ile davalı yanın teslime ilişkin iddiaları ve rapora yönelik itirazlarının değerlendirilmesi için önceki bilirkişiden ek rapor alınması ya da oluşturulacak yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınarak varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı-karşı davacı şirket yararına takdir olunan 750,-TL duruşma vekâlet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.