YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10417
KARAR NO : 2009/11892
KARAR TARİHİ : 16.12.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih :27.05.2009
No :261-314
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekili ile süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, 23.08.2002 tarihli ot ve sap almaya ilişkin sözleşmeye göre ödenmeyen bakiye alacağın faiziyle tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece alınan rapora göre, davanın kısmen kabulüne, 8.324.72 YTL’nin 03.04.2003 tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dairemizin 13.10.2008 tarihli ilamı ile protokolün 5.maddesine göre 25 Eylül 2002 tarihine kadar peşin ödeme yapılmadığının toplanan delillerden anlaşıldığı, bu koşulun yerine getirilmesi halinde borç toplamının 32 milyar TL olduğunun protokol içeriğinden sabit olduğu mahkemece bu yöndeki protokol hükümlerinin gözetilmediği ve davacının bu yönden yönelttiği itirazlar değerlendirilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulduğu gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda sözleşmenin 8.maddesi gereğince davalının 25 Eylül 2002 tarihine kadar peşin ödeme yapması gerekirken bunu yerine getirmediği, buna göre borç toplamının 32.000.00 TL olduğunun anlaşıldığı davalının yaptığı ödeme düşüldüğünde ödenmesi gereken miktarın 17.900.00 TL olduğu gerekçesiyle bu miktarın 03.04.2003 tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Davalı vekilinin katılma yolu ile verdiği temyiz dilekçesi temyiz defterine kaydedilmediği gibi harcı da yatırılmadığından temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizine gelince;
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA,16.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
…