YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10536
KARAR NO : 2010/7734
KARAR TARİHİ : 17.06.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarih : 29.07.2009
Nosu : 690-901
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, 3167 Sayılı Yasa’nın 10.maddesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itiraz üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili cevabında, dava konusu çeklerin karşılıksız çıkması üzerine hamilin kısmi karşılığı veya bankanın sorumlu olduğu tutarı kabul etmediği şerhi ile çekleri ibraz eden hamile iade edildiğini, çek hamilinin çekin ibrazı anında çek arkasında belirtilen feragati nedeniyle müvekkili bankanın ödeme yükümlülüğünün sona erdiğini, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece 3167 Sayılı Yasa’nın 10.maddesi uyarınca süresinde ibraz edilip, karşılıksız çıkan her çek yaprağı için muhatap bankanın belli miktar tazminat ile sorumlu olduğu, bu miktarın ibraz sırasında istenmemiş olmasının sonradan istenmeyeceği anlamına gelmeyeceği, kısmi ödemenin kabul edilmediğine dair herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığı, ayrıca bu tip alacakların zamanaşımının 6 ayla sınırlı olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı bankanın 3167 Sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun’un 4814 Sayılı Yasa ile değişik 10.maddesi hükmü gereği ödeme yükümlülüğünün doğması için, çek aslının onaylı fotokopisi verilmek üzere çek aslının davalı bankaya ibrazı gerekmesine, davacının talebinin kanunda belirtilen bu usule uymadığından doğrudan icra takibi yapmasının yerinde olmadığı (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 02.06.2010 gün ve 2010/19-251 Esas, 2010/301 Karar) gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.