Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/10671 E. 2010/5892 K. 11.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10671
KARAR NO : 2010/5892
KARAR TARİHİ : 11.05.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, müvekkili …ile davalılar …ve …’ın davacı …Tekstil İplik Konf.Ltd.Şti’nin ortakları olduğunu, davalıların şirket ortaklığından ayrılmalarını istemesi üzerine tarafların 07.03.2007 tarihinde anlaşmaya vardığını, buna göre davalıların hisse devri için uygun gördükleri bir kişiye vekaletname verecek ayrıca … plakalı aracın resmi satışının davalı … tarafından davacı … …’a yapılacak ve hisse devri karşılığı olarak davacı …Tekstil Ltd.Şti’ne ait 30.11.2007 tarihli 40.000.00 YTL bedelli çek davacı …’ın cirosu ile verilecek iken davalıların üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediği halde müvekkillerince hisse devri karşılığı verilen ve bedelsiz kalan çekin icra takibine konu edilebileceğini ileri sürerek 30.11.2007 tarihli 40.000.00 YTL bedelli çekten dolayı müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin ikametgahının bulunduğu Kadıköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek yetki itirazında bulunmuş, esas yönünden de taraflar arasındaki anlaşma gereğince müvekkilinin hisse devri ve muhataptan olan diğer alacakları karşılığında 40.000 YTL’nın ödendiğini, araç ile ilgili iddiaların yerinde olmadığını, müvekkillerinin hisse devri için gerekli vekaletnameleri vermesine rağmen davacı tarafın hisseleri devralmaya yanaşmadığını, davacı şirketin dava açma ehliyeti bulunmadığının, dava konusu çek davacı … tarafından davalı …’a ciro edildiği için diğer davalı …’a husumet yöneltilemeyeceğini, kaldı ki; dava konusu çekin ciro yolu ile 3.kişiye geçtiğini ve bu kişi tarafından icra takibine konu edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde yetki ve husumet itirazı yerinde görülmemiş ve hisse devri konusunda yapılan sözlü anlaşmanın geçersiz olduğu, geçersiz sözleşme nedeniyle tarafların birbirlerine vermiş oldukları şeyleri geri isteyebileceği bir başka ifade ile hisselerin bedeli olarak verilen çekin geri istenebileceği gerekçeleriyle davanın kabulüne 30.11.2007 tarihli 40.000.00 YTL bedelli çekle ilgili olarak davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Uyuşmazlık bedelsiz kaldığı, iddia edilen çekten dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davalılardan …’ın dava konusu çekte herhangi bir sıfatı bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece bu davalı hakkındaki davanın husumet yönünden reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalılar vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davalı … yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.05 .2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.