YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10740
KARAR NO : 2010/6760
KARAR TARİHİ : 01.06.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 5.6.2009
Nosu : 268-256
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalı şirketin icra takibine konu ettiği, çekin keşidecisinin müvekkili şirket olduğunu, çekin keşide tarihi 22.8.2007 iken müvekkiline ait olmayan paraf ile keşide tarihinin 22.4.2008 yapıldığını, çekteki paraf imzasının müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığını ileri sürerek takibin iptaline ve tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu, davacının çekin keşidecisi olduğunu, iddia edildiği gibi keşide tarihi üzerinde bulunan imza davacıya ait değilse çekin süresinde bankaya ibraz edilmemiş olduğu sonucunun ortaya çıkacağını, bu durumda da davacının sebepsiz zenginleşmediğini ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddi ile % 40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller benimsenen bilirkişi raporu neticesinde dava konusu çekin tahriften önceki keşide tarihinin 22.8.2007 olduğu, 22.4.2008 olarak tahrif edildiği ve buradaki imzanın davacı şirket temsilcisine ait olmadığı bu durumda çekin yasal süresi içerisinde muhatap bankaya ibraz edilmemesi nedeniyle çek vasfını da kaybettiği, dolayısıyla çeki elinde bulunduran takip alacaklısının bu çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapamayacağı, dava konusu çekten dolayı davacının davalıya borcunun bulunmadığı, davalı çekin son hamili olduğundan kendisinden önceki cirantalara karşı talep ve dava hakkı bulunduğundan davacının çekin iptali talebinin yerinde görülmediği, tarafların tazminat istemlerinin yerinde olmadığı gerekçeleri ile davanın kabulüne, takibe konu 15.000.00.-TL.bedelli çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, tarafların tazminat istemlerinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu çekin keşide tarihinde değişiklik yapılarak paraf edildiği, ancak parafın keşideciye ait olmadığı bilirkişi raporu ile saptanmıştır. Değişiklikten önceki keşide tarihi gözetildiğinde dava konusu çekin süresinde ibraz edilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda kambiyo hukukundan kaynaklanan haklar yitirilirse de davalının yetkili hamil olması ve davacı keşidecinin de çekteki imzasını inkar etmemesi karşısında davacının bu çek nedeniyle sorumsuzluğuna hükmedilebilmesi için borçlu olmadığını kanıtlaması gerekmektedir.
Mahkemece bu hususlar dikkate alınmadan eksik inceleme ve somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 1.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.