Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/10867 E. 2009/11868 K. 16.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10867
KARAR NO : 2009/11868
KARAR TARİHİ : 16.12.2009

Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi
Tarih : 07/04/2009
No : 860/329
2- … AŞ.vek.Av…. 3-Osmangazi Vergi Dairesi Müdl.
Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayet davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı … vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Şikayet eden vekili, sıra cetvelinin A-B-D sütunlarında belirtilen taşınmazların satış bedellerinden paylaştırılmak üzere bakiye kalan toplam 147.102.61 TL’nin tamamının müvekkiline verilmesi gerektiğini, Bursa 2.İcra Müdürlüğünün 1998/5022 esas sayılı dosyasına ve Osmangazi Vergi Dairesi Müdürlüğüne pay ayrılmaması şeklinde sıra cetvelinin düzeltilmesinin doğru olacağını, sıra cetvelinin C sütununda belirtilen taşınmazın satış bedelinden paylaştırılan 76.993.36 TL’nin tamamının müvekkili bankaya verilmesi gerektiğini, İstanbul 14.İcra Müdürlüğünün 1998/14963(2007/2805 yeni esas) sayılı icra dosyasına ve Osmangazi Vergi Dairesine pay ayrılmasının yanlış olduğunu, müvekkil alacağının ihale tarihi gözetilerek hesaplanması gerektiğini belirterek sıra cetvelinin iptalini talep etmiştir.
Şikayet edilenler vekilleri ayrı ayrı şikayetin reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, bilirkişinin 09.02.2009 tarihli ayrıntılı raporundaki görüş doğrultusunda rapordaki gerekçeler dayanak yapılmak suretiyle 10.10.2008 tarihli sıra cetvelinin iptaline karar verilmiş, hüküm şikayet edilen … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Anayasanın m.141,III’e göre, “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda ise mahkeme kararlarında bulunması gereken hususlar 388’nci maddede belirtilmiştir. Bu maddenin 3’üncü bendine göre, “İki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, ihtilaflı konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışması, ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarda bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep”lerin karar metninde yazılı olması gerekir. Aynı maddenin son fıkrasında da “Hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer

../..
(2)
Esas Karar
2009/10867 2009/11868

birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” ifadesiyle hüküm fıkrasında ihtiva etmesi gereken unsurlar açıklanmıştır. Bu konunun arz ettiği önemden dolayı kanun koyucu ayrıca aynı Kanunun 389’uncu maddesinde “Verilen karar ile iki tarafa tahmil ve bahşedilen vazife ve haklar şüphe ve tereddüdü mucip olmıyacak surette gayet sarih ve açık yazılmalıdır.” hükmüyle mahkeme kararlarının olması gereken niteliğini vurgulamıştır.
Bu Anayasal ve yasal gerekliliklere rağmen, sıra cetvelinin ne şekilde tanzim edilmesi gerektiğinin veya sıra cetvelinin iptalini gerektiren hatanın kararın gerekçesinde veya hüküm fıkrasında açıklanmaması doğru olmadığı gibi takdiri delil niteliğindeki bir belge olan bilirkişi raporuna atıf yapılmasının kararın infazında da tereddütler doğuracağı düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle şikâyet edilen … vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 16.12.2009 günü oybirliği ile karar verildi.

Aslı gibidir.