Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/10955 E. 2010/1321 K. 11.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10955
KARAR NO : 2010/1321
KARAR TARİHİ : 11.02.2010

Davacı -dvl … vek.Av…. ile davalı-dvc … vek.Av…. arasında görülen dava hakkında Ankara 12.İcra Mahkemesinden verilen 02.11.2006 gün ve 552-763 sayılı hükmün onanmasına ilişkin Dairemizin 19.04.2007 gün ve 1701-3970 sayılı ilamına karşı davalı-karşı davacı vekili tarafından süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
İcra Mahkemesince sıra cetvelinin iptaline dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 19.04.2007 günlü kararı ile onanmış olup, bu karara karşı davalı vekilinin karar düzeltme istemi ile yeniden yapılan inceleme sonucu;
İİK.nun 142.maddesi hükmüne göre sıra cetveli davasının cetvelin tebliğinden itibaren (7) gün içinde açılması gerekir.Şayet dava açılmaz ise düzenlenen sıra cetveli kesinleşir. Somut olayda sıra cetveli davacı vekilinin adresine gönderilmiş, 28.04.2006 tarihinde “sekreter …” imzası ile tebliğ edilmiştir. Bu tebliğden yaklaşık dört ay sonra bir başka deyişle yedi günlük yasal süre geçirildikten sonra 01.09.2006 tarihinde dava açılmıştır.
Davanın yedi günlük süreden sonra açıldığı ihtilafsızdır. Çekişme konusu sıra cetvelinin davacı vekiline usulüne uygun tebliğ edilip, edilmediği noktasında toplanmaktadır.Dosyada bulunan PTT Genel Müdürlüğü Ankara Posta İşletme Müdürlüğü Merkezi Müdürlüğünün 29.09.2006 günlü yazısından dava konusu sıra cetvelinin tebliği tarihinden beş ay sonra bile aynı davacı avukatına çıkarılan tebligatların sekreteri olarak … tarafından alındığı bildirilmiştir. Keza Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 09.10.2006 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararında da …’in çok sayıda davacı avukatı bürosuna gelen evrakları almış olduğu yazılıdır.
Tüm bu durumlar gözetildiğinde sıra cetveli tebliğ edilen … davacı avukatlarının büro çalışanıdır. En azından mahkemece tebligatı alan Zeynep Açıkel’in davacı avukatı bürosunda çalışanı olup olmadığı hususu etraflıca araştırılıp, varılacak uygun sonuca göre davanın süresinde açılıp, açılmadığı konusunda bir karar verilmesi gerekir. Bu yönler gözetilmeden eksik incelemeye dayalı kararın bozulması gerekirken, ilamda gösterilen gerekçelerle onanması doğru olmadığından davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile, yerel mahkeme hükmünün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle Dairemizin 19.04.2007 gün, 2007/1701 E, 2007/3970 Karar sayılı onama kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme hükmünün bozulmasına, evvelce alınan onama harcı ile peşin harcın istek halinde iadesine,11.02.2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

-KARŞI OY YAZISI-
Dava sıra cetveline itiraz davası olup, uyuşmazlık İİK’ nun 142 nci maddesi hükmü gereğince yapılan tebligatın geçerli olup olmadığı ve davanın 7 günlük süre içinde açılıp açılmadığı noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda, Ankara 30. İcra Müdürlüğünce düzenlenen derece kararı davacı vekili adına ve adresine gönderilmiş 28.04.2006 tarihinde sekreter … imzasıyla tebliğ edildiği ileri sürülmüştür.
Dosyadaki yazılara göre, 7201 sayılı Tebligat Kanunu 17. ve 20., Tebligat Tüzüğü’nün 23. ve 26. maddelerine aykırı biçimde muhatabın tebligat sırasında hangi sebeple adresinden ayrıldığı tespit edilmeksizin yapılan tebliğatın geçersiz olduğu kabul edilerek haciz konulan tarihte borçlu hakkındaki takibin kesinleşmediği, yani haczin geçersiz olduğu, satışı yapılan araç üzerinde 30. İcra Müdürlüğünce konulmuş bir haczin bulunmadığı ve icra müdürlüğünün bu nedenle sıra cetveli düzenleme yetkisinin olmadığı gerekçeleriyle yerel mahkemece, asıl davanın kabul, karşı davanın reddi biçiminde karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından yerel mahkeme kararın onanması görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun bozma yönündeki düşüncelerine katılamıyoruz.