Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/10959 E. 2010/8688 K. 08.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10959
KARAR NO : 2010/8688
KARAR TARİHİ : 08.07.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı BK.nun 96.maddesi gerekçesiyle sübuta ermeyen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin özel trafolu ve 800 kwh üzeri tüketimli abonelerinin … (Abone Bilgi Denetim Sistemi) ile yapılan kontrollerinde davalı şirkete ait aboneliğin elektrik satış sözleşmesinde tek terimli tarifeden tüketim uygulanacağı açıkça belirtildiği halde hatalı olarak çift terimli elektrik tarifesi uygulanarak tahakkuk yapıldığının tespit edildiğini, Elektrik Tarifeleri Müşteri Hizmet Yönetmeliği uyarınca geriye dönük tek ve çift terimli tarife fiyat farkı tahakkuku yapıldığını ve tahsili için icra takibine girişildiğini ancak davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu iddia ederek itirazın iptaline, icra inkar tazminatına hükolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacının 2000 yılından itibaren fiyat farkı istediğini, taleplerinin kısmen zamanaşımına uğradığını, yapılan hatada müvekkili şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığını, müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını,faiz ve inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve 26.02.2009 tarihli bilirkişi kurulu raporuna göre, davacının fiyatlandırma hatasının beş yıl sonra fark edilmesi ve buna göre tahakkuk yapılıp, istemde bulunulmasının öncelikle her hakkın objektif iyiniyet kuralına uygun olarak kullanılması gerektiğine ilişkin M.K.nun başlangıç hükmünün amir kuralı ile bağdaşmayacağı, kaldı ki, ek tahakkuka göre davacıya istediği miktarda davalıdan ödeme yapılmasına karar verilirse davalının sürekli üretim yapan firma olmasına göre enerji girdisi bedelini müşterisine yansıtmasının da mümkün olmayacağı, bu durumda akit taraflardan davalı aleyhine bir durum ortaya çıkmasının kaçınılmaz olacağı, BK.nun 96.maddesi itibariyle davacının sözleşmeye aykırı kusurlu davranışı da dikkate alınarak sübuta ermeyen davanın reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, hatalı tarife uygulaması ve hatalı tahakkuk nedeniyle düzenlenen fark faturası bedelinin tahsili için girişilen icra takibine vaki itiraz üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki 19.07.2000 tarihli elektrik enerjisi satış sözleşmesinin 3.maddesiyle müşterinin alacağı elektriğe tek terimli tarifenin uygulanacağının kabul edildiği, ayrıca Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 23.maddesi hatalı tarife tahakkuku ile ilgili hususları içermektedir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu yukarıda açıklanan sözleşme ve EPMHY hükümlerini gözetmeden düzenlenmiş olup yetersizdir. Oysa 15.09.2008 tarihli teknik bilirkişilerinde içinde bulunduğu bilirkişi kurulu raporu borcun hesaplanması yönünden oluşa ve dosya içeriğine daha uygun görülmüştür. Bu durumda mahkemece 2.bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması gerekirken yeterli ayrıntıyı içermeyen 3.raporun hükme esas alınması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.