YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10969
KARAR NO : 2010/8690
KARAR TARİHİ : 08.07.2010
Mahkemesi :Asliye HukukMahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalı işletme elemanlarının müvekkilinin işyerinde yaptıkları kontrolde kaçak elektrik kullanıldığından bahisle tutanak tutulup, daha sonra faturalar tahakkuk ettirildiğini, kaçak elektrik kullanımının söz konusu olmadığını iddia ederek kaçak elektrik tahakkuku işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacının 4878 nolu aboneliğin kullanıcısı olup, işyerinde müvekkili işletmenin kaçak kontrol elemanlarınca yapılan kontrolde “Tri faze sayacın …. fazlarına ait her üç tansiyon köprüsünü düşürerek sayacın kullanılan elektriği kaydetmez hale getirilmesi suretiyle” kaçak elektrik kullanıldığının tespit edilip, tutanak düzenlendiğini, müvekkili kurumun mevzuata uygun işlem yaptığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davacı abone kullanıcısının kaçak elektrik kullandığının sabit olup, 20.8.2003 fatura tarihi itibariyle davalı kuruma 797.02.-TL.ödemesi gerektiği, bu miktardan fazla olan 6.8.2003 tarihli 03641691 ve 03641692 nolu faturalar ile yapılan tahakkukların iptali gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-21.7.2004 tarih 25529 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu HUMK.nun 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01.2009 tarihinden itibaren 1400 TL’ye çıkarılmıştır.
Temyize konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün ¾ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
2-Davalı vekilinin temyizine gelince;
Hükme esas alınan bilirkişi raporu ayrıntılı incelemeyi içermediği gibi, Yargıtay denetimine de elverişli değildir. Bu durumda mahkemece tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde itirazları da değerlendirilerek, kaçak kullanım tarihine yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği hükümleri gözetilerek konusunda uzman yeni bir bilirkişi ya da bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli bir rapor alınıp, tüm deliller birlikte değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin reddedilen miktarın kesin olması nedeniyle reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 8.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.