Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/10985 E. 2010/7895 K. 22.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10985
KARAR NO : 2010/7895
KARAR TARİHİ : 22.06.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 13.11.2007
Nosu : 79-516

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan 01.02.1993 tarihli İntifa Hakkı Sözleşmesi’nin 7.maddesine göre, işletme hakkı bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, aylık 3.000.-YTL.üzerinden hesaplanacak işletme hakkını, davalının … Ltd.Şti.ile imzaladığını, PO Akaryakıt İşletmeciliği Sözleşmesi tarihi olan 01.02.2002 tarihinden dava tarihine kadar ki süre olan 96.000.-YTL.nin aylar itibariyle faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu istasyon üzerinde müvekkili lehine tesis edilen intifa hakkı sebebiyle tasarruf yetkisinin müvekkiline ait olduğunu, intifa hakkı sözleşmesindeki 7.maddenin 6.maddede sözü edilen durumlar için getirildiğini, oysa davacı ile müvekkili arasındaki bayilik sözleşmesinin davacının rızası ve onayı ile sona erdirildiğini ve üçüncü şahsa devredildiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, tapu kaydındaki intifa hakkı kaydında intifa hakkı sahibinin, bu yerden yararlanmasının zilyetliğinin devam ettirilmesinin sınırlamasına ilişkin takyidat olmadığı, davalının yararlanma ve istifade etme veya başkasının kullanma ve yararlanmasına bırakmasına engel olarak bir kaydın bulunmadığı, davalının bu yer üzerindeki tasarrufun resmi senet gereği olduğu, taraflar arasındaki İntifa Hakkı Sözleşmesi’nin 7.maddesinde belirlenen “Ofis’in belirleyeceği cari hesaba göre ödeme yapılacağı” ibaresinin 1998 tarihinde Tapu Sicil Müdürlüğü’nde düzenlenen 09.09.1998 tarih ve 4139 yevmiye nolu intifa hakkı kurulmasına dair resmi senette bulunmadığı, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin davacının kendi iradesi ve muvafakati ile sona erdirildiği gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davalının savunmasında da belirttiği İntifa Hakkı Sözleşmesi’nin 6.maddesi, 7.maddesi ile bağlantılı bulan bilirkişi raporuna göre karar verilmiştir. Oysa 01.02.1993 tarihli İntifa Hakkı Sözleşmesi’nin 7.maddesinin 6.madde ile bağlantısız olduğu anlaşılmaktadır. Talepte dayanılan 7.madde hükmü “İstasyon ve tesislerini intifa hakkından dolayı Ofis tarafından bizzat veya 3.şahıslar marifetiyle işletilmesi halinde, Ofis’in cari usullerine göre takdir edilecek aylık işletme hakkı karşılıkları evvelemirde bayinin Ofis’e olan borçlarına mahsup edilecek, herhangi bir borcunun olmaması halinde Bayi’ye ödenecektir”şeklindedir.
Mahkemece, İntifa Hakkı Sözleşmesi’nin 7.maddesi gözetilerek, dosya içindeki bilgi ve belgeler değerlendirilerek ve gerektiğinde konusunda uzman bir bilirkişi ya da bilirkişi kurulundan iddia ve savunmayı yeterince değerlendiren ve Yargıtay denetimine elverişli yeni bir rapor alınması ve varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.