YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11137
KARAR NO : 2009/11474
KARAR TARİHİ : 09.12.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 26.02.2009
Nosu : 210-41
Davacılar : 1-… vek.Av…. 2-T.İş Bankası
A.Ş.vek.Av….
Davalılar : 1-… vek.Av…. 2-T.Halk Bankası A.Ş.
vek.Av…. 3- … Kimya Mad.San.ve Tic.A.Ş.vek.Av.
… 4-…
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı T.İş Bankası ve T.Halk Bankası A.Ş. vekillerince duruşmasız, … vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmişse de, niteliği itibariyle duruşma istemi reddedilerek, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Asıl ve birleşen davalar sıra cetveline itiraz davalarıdır.
Asıl dava davacısı T. İş Bankası AŞ. vekili davalılardan …’ın alacağının alacaklılardan mal kaçırmak maksadıyla muvazaalı biçimde oluşturulduğunu, takip işlemlerinin borçlunun katkısıyla hızlandırıldığını ve takibin belgeye dayanmadığını; davalı … AŞ. lehine tesis edilen ipoteğin 20.000,-TL limitli olup, fazlasının ayrılamayacağını ve bu davalı için 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun Ek 5 inci maddesinin uygulanamayacağını;
Birleşen dosya davacısı … ise davalı …’ın alacağının muvazaalı olduğunu ileri sürerek sıra cetvelinde davalılara ayrılan payın kendilerine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı … vekili alacağın çeke dayalı olduğunu, çeklerin vadesi gelmeden ayrıca bir de anlaşma yapıldığını; T. Halk Bankası AŞ. vekili de sıra cetvelinin yasaya uygun olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre …Kim. Mad. San. Tic. AŞ.’ye ayrılan sıranın doğru olduğu gerekçesiyle bu davalı hakkında açılan davanın reddine; davalı …’ın alacaklısı olduğu takip dosyasındaki işlemlerin yasaya aykırı olduğu ve alacağın kaynağının ispatlanamadığı gerekçesiyle bu davalıya ayrılan payın sıra gözetilerek davacılara ödenmesine; T. Halk Bankası AŞ.’nin limit fazlasını alamayacağı gerekçesiyle 5.957,18 TL’nin davacı T. İş Bankası AŞ.’ne ödenmesine ve aynı davalı yararına 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun Ek 5 inci maddesinin uygulanamayacağı gerekçesiyle sıra cetvelinin iptaline karar verilmiş; hüküm davacı T. İş Bankası AŞ. ile davalılar T. Halk Bankası AŞ. ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
../..
Sayfa -2-
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 18.10.2006 gün ve 19-649/661 E. K. sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun Ek 5 nci maddesi hükmündeki açık düzenleme karşısında, diğer alacaklıların muvazaadan ari haklarının etkilendiği durumlarda, maddede belirtilen bankalar yönünden TMSF ve kamu alacaklarının tahsili ile ilgili hükümlerin uygulanamayacak olmasına göre davalı banka vekilinin; aradaki borç ilişkisinin takipten önce düzenlenmiş ve birbirini teyid eden belgelerle ispatlanamamış olması karşısında davalı … vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı T. İş Bankası AŞ.nin temyiz itirazı davalıya isabet eden paranın davacılar arasında sırayla değil, garameten dağıtılması gerektiği yönündedir. Kural olarak birden çok alacaklının, sıra cetvelinde üst sırada bulunan bir alacaklının alacağının varlığına veya miktarına itiraz ettiği sıra cetveline itiraz davalarının kabulü halinde, davalıya isabet eden payın davacı alacaklıların alacakları oranında dağıtılmasına karar verilmelidir. Somut olayda davacı bankanın iki takip dosyasından toplam alacağı 16.216,66 TL olup, mahkemece davalı bankanın ipotek limit fazlası olan 5.957,18 TL’nin ödenmesine karar verilmekle, davacının bakiye alacağı 10.259,48 TL kalmıştır. Davalı …’a isabet eden 73.771,30 TL.den 31.370,26 TL.nin diğer davacı … Çiftçiye ödenmesinden arta kalan kısım, davacı bankanın bakiye alacağını karşıladığı gibi, artan meblağ da davalı bankanın genel haciz yolu ile giriştiği takip dosyasının alacağını karşılamaya yetmektedir. Bu durumda mahkemece sıra cetvelindeki duruma ve yukarıda açıklanan ilkelere göre taraflara ne kadar pay ayrılacağının belirlenmesi ve bunun da karar yerinde gösterilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 sayılı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 sayılı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Aslı gibidir.