Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/11154 E. 2009/11965 K. 17.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11154
KARAR NO : 2009/11965
KARAR TARİHİ : 17.12.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih :22.10.2008
Nosu : 262-333
Davacı-Davalı :1- …,…,… vek. Av. …
Davalı-Davacı :İktisat Bankası TAŞ … Şub. (Bayındırbank A.Ş.)-(TMSF) Birleşik Fon Bankası A.Ş. vek. Av. …
Taraflar arasındaki itirazın iptali- menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın reddine, karşı davanın kısmen kabul, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı- davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı banka nezdinde bulunan mevduat hesaplarını gecelik faiz işlemlerinde değerlendirdiklerini, davalı bankanın 16.03.2001 tarihi itibariyle hesapta bulunan paradan indirim yaparak ödemede bulunduğunu, haksız yere kesilen paranın tahsili için girişilen icra takibine de itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı yanın müvekkili bankanın müzayaka halinde bulunmasından yararlanarak yüksek oranda faiz geliri elde ettiğini, davacı mevduatına uygulanan faiz oranının B.K.’nun 19. ve 20. maddelerine aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Karşı davada banka vekili, borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Tarafların hür iradeleri ile belirledikleri faiz oranının geçerli olup, davalının müzayaka halinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın kabulü, karşı davanın reddine dair yerel mahkeme kararı Dairemizin 13.12.2004 gün ve 2004/2831- 12442 sayılı kararı ile “…. dosya üzerinde inceleme yapılarak düzenlenen bilirkişi raporunda davalı- karşı davacı bankanın müzayaka halinin bulunup bulunmadığı bakımından banka kayıtları üzerinde yeterli bir inceleme yapılmadığı gibi mahkemece bu konuda gerekçeli kararda yeterli bir değerlendirme yapılmadığı …. yeni bir bilirkişi kurulu ile inceleme yaptırılarak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken…” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alındığı, raporda, gabinin subjektif şartlarının gerçekleşmediği, gabin nedeniyle sözleşmenin iptal edilebilir olduğunun ileri sürülemeyeceği yönünde görüş bildirilmiş ise de, bu görüşün Dairemizin ve Hukuk Genel Kurulu’nun emsal kararları karşısında benimsenmediği, davalı bankanın müzayaka halinde olduğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacılar – karşı davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
../..

-Sayfa2-
Esas Karar
2009/11154 2009/11965

Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar- karşı davalılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.12.2009 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

(Muhalif) (Muhalif)

Aslı gibidir.

-KARŞI OY YAZISI-
Uyuşmazlık, somut olayda gabin hukuksal nedeninin koşullarının oluşup oluşmadığı ve taraflar arasındaki gecelik faiz işlemlerine ilişkin sözleşmenin B.K.’nun 19. ve 20. maddelerine aykırı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Hükmüne uyulan Dairemizin 13.12.2004 tarih, 2004/2831 Esas, 2004/12442 Karar sayılı kararında özetle, “mahkemece davacı hesabına tahakkuk ettirilen gecelik faiz oranlarının, öncelikle uyuşmazlık konusu dönemlerde (daha sonra TMSF’ye devrolunan bankalar hariç) diğer banka ve aracı kurumların uyguladığı repo, ters repo ve gecelik faiz oranları araştırılarak aşırı olup olmadığı, diğer bir anlatımla sözleşmedeki ivazlar arasında açık bir dengesizlik (objektif unsuru) bulunup bulunmadığı, şayet bir nispetsizlik varsa bunun bankanın aşırı oranda gecelik faizlerin uygulandığı dönemde içerisinde bulunduğu koşullara göre müzayaka halinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı (sübjektif unsur) ve yukarıda açıklanan hususlarda gözetilerek banka kayıtları üzerinde ekonomist, bankacı ve borçlar hukuku konusunda uzman öğretim görevlilerinden oluşacak yeni bir bilirkişi kurulu ile inceleme yaptırılarak alınacak rapor doğrultusunda ve varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği ve fona devredilmiş olan davalı banka aleyhine tazminata hükmedilmemesi gerektiğinin gözetilmemiş olmasının isabetsiz olduğu” belirtilmiştir.

../..

-Sayfa3-
Esas Karar
2009/11154 2009/11965

Mahkemece Dairemiz bozma kararına uyulduktan sonra yapılan yargılama sırasında bozmaya uygun biçimde bilirkişi heyeti oluşturularak rapor alınmış ve 18.07.2008 tarihli bu raporda dava konusu edinen hususlar ayrıntılı şekilde incelenip, tartışılarak sonuçta somut olay bakımından gabin koşullarının gerçekleşmediği ve B.K.nun 19. ve 20. maddelerine aykırılıkda bulunmadığından sözleşmenin geçersizliğinden söz edilemeyeceği, davacının davalıdan 6.998.000.000 TL alacaklı olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Anılan bilirkişi heyeti raporu, uyulan bozma kararına, oluşa ve dosya içeriğine uygun görüldüğünden hükme esas alınarak rapor doğrultusunda davacıların taleplerinin kabulü ile karşı davanın reddi yönünde hüküm kurulması gerekirken mahkemece bilirkişi heyeti raporuna itibar edilmediği gibi yeni bir raporda alınmadan eksik inceleme ve somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulmasının bozmayı gerektirdiğini düşündüğümüzden sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılamıyoruz.