YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11567
KARAR NO : 2010/7769
KARAR TARİHİ : 17.06.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarih : 2.6.2009
Nosu : 773-925
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya bono nedeni ile borçlu olduğunu, bu borcu banka havalesi yolu ile ödemesine rağmen davalının müvekkili hakkında takibe geçtiğini, bu nedenle dava açma zarureti doğduğunu belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile % 40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava ve takip konusu bono nedeni ile müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacı vekilinin ödeme hususunda ellerinde yazılı belge olmadığı, bu nedenle davalıya yemin teklif ettiklerini duruşma sırasında beyan ettiği, davalı asile yemin davetiyesi çıkarıldığı ancak davalının tebliğ edilen yemin davetiyesine icabet etmediği bu nedenle yeminin içeriğini ikrar etmiş sayıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
7201 Sayılı Tebligat Kanununun 21.maddesi ile Tebligat Tüzüğünün 28.maddesi kendilerine tebligat yapılacak kimselerin adreslerinde bulunmaması veye tebligatı tebellüğden kaçınmaları halinde yapılması gereken işlemleri ayrıntılı olarak belirtmiştir. Buna göre evrakın o yerin muhtar ve ihtiyari heyeti üyelerinden birine teslim edilmesinin yanında, en yakın komşularından birine ve varsa yönetici veya kapıcıya bildirilmesi durumu tutanağa yazılıp altının da imzalatılması gerekmektedir. Somut olayda tebligat parçasında adı yazılı komşu …’ın imzası bulunmamaktadır.
Bu durumda mahkemece, yemin davetiyesinin usulüne uygun olarak davalıya tebliğ edilmediği düşünülmeden, aksi düşüncelerle tebligatın usulen yapıldığının kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.