YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11659
KARAR NO : 2010/8051
KARAR TARİHİ : 24.06.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih :29.06.2009
No :34-340
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin tütün ürünlerinin satışı ile iştigal ettiğini ve bu arada davalıya ait ürünleri de sattığını ve fatura karşılığı aldığı ürün bedellerini düzenli olarak ödediğini ancak davalının senede dayalı olarak müvekkili hakkında takibe geçtiğini oysaki taraflar arasında çek veya senede dayalı bir ticari ilişki bulunmadığını, davalının takipten önce bir sigara standını müvekkiline ödünç olarak verdiğini, bu sürede müvekkiline bir takım belge ve senet imzalattığını, müvekkilinin de standı alabilmek için bu belgeleri imzalamak zorunda kaldığını, senette düzenlenme sebebinin yazılı olmadığını müvekkilinin bu senet karşılığı davalıdan herhangi bir mal almadığını bu nedenle dava açma zorunluluğu doğduğunu belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında 01.07.2007 tarihinde “Satış Noktası Raf Ünitesi “ sözleşmesi imzalandığı ve davacıya ait (2) adet sigara satış ünitesi teslim edildiğini, ayrıca bedelsiz olarak 25 karton sigara da verildiğini, davacıya ait işyerinde tadilatlar yapıldığını bu yapılan yatırımlara karşılık sözleşme uyarınca davacıdan dava konusu senedin alındığını, ancak davacının sözleşmeye aykırı olarak sigara satış ünitelerini yerinden kaldırıp, yerine rakip firmaya ait satış ünitesini monte ettiğinin tespit edildiğini, bu durumun düzeltilmesi için davacıya sözlü ve noter kanalı ile ihtarname keşide edilmesine rağmen durumun düzeltilmediği ve müvekkili tarafından davacıya bedelsiz olarak teslim edilen ürün bedelleri ile yapılan harcamaların müvekkiline ödenmemesi üzerine senedin takibe konulduğunu, davacı tarafından İcra Hukuk Mahkemesine yapılan şikayetin reddedildiğini, davanın haksız açıldığını öne sürerek davanın reddi ile %40 tazminata karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının senedin teminat amaçlı olarak verildiği ve borcunun bulunmadığı hususundaki iddiasını yazılı delille ispat edemediği, taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği halde, davacı tarafça masraf verilmediğinden ara karar gereğinin yerine getirilmediği gerekçesiyle ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı vekili, 11.04.2008 havale tarihli cevap dilekçesinde davacıya ait işyerinde sözleşme şartlarına uyma karşılığında tadilatlar yapıldığı ayrıca kendisine 25 karton sigara verildiğini ifade etmiştir. Davalı taraf dava konusu bononun belirtilen işlerin ve verilen malın teminatı olduğunu savunduğuna göre bu durumda ispat külfeti davalı tarafa geçtiğinin kabulü gerekir. Davalı alacaklı teminat kapsamında olduğunu savunduğu alacaklarını ispat etmesi gerekir. Bu durumda mahkemece açıklanan hususlar üzerinde durulup gözetilmesi gerekirken ispat külfetinin tayininde somut olay bakımından yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.