Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/11668 E. 2010/8402 K. 01.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11668
KARAR NO : 2010/8402
KARAR TARİHİ : 01.07.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı … vekili, davalı banka ile dava dışı borçlu … arasında imzalanan kredi sözleşmesinde müvekkilinin kefil olarak imzasının alındığını, kredi borcunun asıl borçlu tarafından ödenmemesi üzerine davalı banka tarafından müvekkiline ihbarname gönderildiğini ve müvekkilinin haciz baskısı altında davalı bankaya 25.000 TL ödemek zorunda kaldığını, oysaki sözleşmenin geçerli olmadığını zira BK.nun 484.maddesi uyarınca zorunlu olan kefalet limitinin belli olmadığını, bu nedenle dava açma zarureti doğduğunu belirterek müvekkilinin davalı bankaya borçlu olmadığının tespiti ile ödenen 25.000 TL’nin davalıdan istirdadına ve tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, zira müvekkili banka tarafından herhangi bir ihtarname keşide edilmediğini, ve takibe de geçilmediğini, müvekkili tarafından gönderilen ihbarnamenin bilgi amaçlı olduğunu, temerrüde ilişkin bir ihtarname olmadığını, davacının kötüniyetli olarak dava açtığını öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Aynı kredi sözleşmesi nedeniyle diğer kefil… tarafından … 1.Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan menfi tespit davasının bu dosya ile birleştirilmesine karar verilmiş, anılan dosyada davacı … vekili sözkonusu kredi sözleşmesinde, kefalet limiti belli olmadığı için, müvekkilinin kefilliğinin de geçerli olmadığı gerekçesiyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, davalı banka vekili davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davalı banka ile dava dışı borçlu arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinde davacı ve birleştirilen davanın davacısının kefil sıfatı ile imzalarının bulunduğu, BK.nun 484.maddesi uyarınca kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için kefilin sorumlu olduğu miktarın belirli olması gerektiği, oysa dava konusu sözleşmenin matbu/tip sözleşmeleri olduğu, tarih ve diğer boş kısımlarının doldurulmadığı, bu nedenle kefiller açısından geçerli olmadığı, geri ödeme planında davacıların imzalarının bulunmasının şekil noksanlığını gidermeyeceği gerekçesiyle davanın ve birleştirilen davanın kabulü ile davacıların davalı bankaya borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
BK.nun 484.maddesi uyarınca kefalet akdinin geçerliliği, sözleşmenin yazılı şekilde yapılması ve kefilin sorumlu olacağı miktarın açıkça belirlenmiş olmasına bağlıdır. 12.04.1944 gün 1944/14-13 sayılı İçtihadı Birleştirme kararında kefillik sözleşmesinde kefilin ödeyeceği miktarın gösterilmiş olup olmadığının ve senetten böyle belirli bir miktarın anlaşılıp, anlaşılamayacağının hakim tarafından kendiliğinden göz önüne alınması gerektiği vurgulanmıştır.
Somut olayda 19.01.2007 tarihli Kredi Genel Sözleşmesinin üst kapağında sözleşme tutarının 88.551.57 YTL olduğu belirtilmiştir. Nitekim aynı miktar, her iki davacının da imzasının bulunduğu geri ödeme planında da yazılmıştır. Bu durumda mahkemece davacı kefillerinin kefalet tutarlarının belirlenebilir olduğu gözetilerek, davacıların sorumlu olduğu miktarların tespiti hususunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan rapor alınarak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.07 .2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.