Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/11689 E. 2010/5849 K. 11.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11689
KARAR NO : 2010/5849
KARAR TARİHİ : 11.05.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av….’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin ortağı bulunduğu dava dışı … Bilgisayar İnş….San. Tic.Ltd.Şti. ile davalı arasında 1998 yılında hukuki ilişkiden dolayı davalı şirkete teminat olarak çek verildiğini, müvekkili ile davalı arasında hukuki ilişki sona ermesine rağmen davalının teminat olarak aldığı çeki kaybettiğini söyleyip geri vermediğini, bunun üzerine müvekkilinin Cumhuriyet Savcılığına müracaat edip çekin kaybolduğunu bildirdiğini, müvekkilinin oğlu …ile davalı şirket arasında bilgisayar ticareti hakkında hukuki ilişki bulunduğunu, davalının müvekkilinden bu ilişkide kefil olmasını istediğini, müvekkilinin kabul etmediğini, bunun üzerine davalının ihtarname gönderip 14.6.2001 tarihli protokolde belirtilen 81.956 USD miktarlı borca teminat teşkil eden çekin ödenmesini istediğini, cevabi ihtarname ile protokole taraf olmadığını ve çekin iadesinin gerektiğini bildirdiğini, davalının 1998 yılında boş olarak verilen çekin 11.2.2002 keşide tarihli 113.854.422.584.-TL.olarak doldurup bankaya ibraz ettiğini belirterek davalıya 113.854.422.584.-TL.borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirket ile dava dışı … (davacının oğlu) arasında ticari ilişki bulunduğunu, davacının oğlu Ali’nin 14.6.2001 tarihli protokolde belirtilen borcuna kefil olmak amacıyla çek verdiğini, protokoldeki taksitlerin vadesinde ödenmediğini, protokol konusu borcun ihtara gerek kalmadan muacceliyet kesbettiğini, keşide edilen ihtarın sonuçsuz kalması üzerine icra takibine girişildiğini bildirerek, haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının çeki oğlunun borcu için teminat olarak davalıya verildiği, ancak davalının davacının oğlu …’den alacaklı olduğu miktarı kanıtlayamadığı, imzası bulunmadığından protokolün davacıyı bağlamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 11.1.2002 keşide tarihli 113.854.422.584.-TL. miktarlı çekten dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı yan dava konusu çekin ortağı bulunduğu dava dışı … Bilgisayar İnş.Mob. San. Tic.Ltd.Şti.nin davalı şirketle olan ticari ilişkisinin teminatı olarak verildiğini iddia etmiş ise de, gerek İstanbul 5.Asliye Ceza Mahkemesindeki beyanından ve gerekse de davalı şirket ile davacının oğlu dava dışı … arasında imzalanan 14.6.2001 tarihli protokolde mutabık kalınan 81.956 USD’nin teminatı olarak verildiği anlaşılmakta olup, bu yön mahkemenin de kabulündedir.
Bu durumda mahkemece, anılan protokol gözetilerek dava dışı …’in protokolde belirlenen borca yönelik davalı şirkete bir ödemesinin bulunup bulunmadığının saptanması diğer bir ifade ile çekin teminat vasfının devam edip etmediği, ediyor ise ne miktarda devam ettiğinin belirlenerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde davalı şirketin davacının oğlu …’den alacaklı olduğu miktarı kanıtlayamadığı gerekçesiyle hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 750.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.