YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11806
KARAR NO : 2010/8544
KARAR TARİHİ : 07.07.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleştirilen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı … Petrol Ürünleri-… vekili … 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/262 Esas sayılı dosyasında müvekkili ile davalılardan … Sanayi A.Ş.arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin davalı şirkete teminat amacıyla verdiği 15.08.2007 keşide tarihli 150.000.-YTL.bedelli çekin anlaşmaya aykırı olarak doldurulup, davalı şirketin işçisi olan diğer davalı … Üçok’a tahsil etmesi için ciro edildiğini ileri sürerek müvekkilinin çekten dolayı davalılara şimdilik 10.000.-YTL.borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının senedin teminat amacıyla verildiğini yazılı delille ispatlaması gerektiğini, davalılardan …’un davalı şirketin işçisi olmasının kötüniyetli üçüncü kişi sayılmasını gerektirmediğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Davacı … Petrol Ürünleri … vekili, … 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/306 Esas sayılı dava dosyasında müvekkilinin eşi ile davalı … Sanayi A.Ş.arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin davalı şirkete teminat amacıyla verdiği 15.08.2007 keşide tarihli 828.000.-YTL.bedelli çekin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu ileri sürerek çekten dolayı davalıya şimdilik 10.000.-YTL.borçlu olunmadığına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Bu dava yukarıda anılan aynı mahkemenin 2008/262 Esas sayılı davası ile birleştirilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, asıl davaya konu 150.000.-YTL.bedelli çek yönünden; çekin muayyen bir meblağın kayıtsız şartsız havalesini içeren ödeme vasıtası olduğu, bu çekin ticari ilişki nedeniyle veya borç para karşılığında alındığını iddia eden davalılarda ispat yükünün bulunduğu, davalıların yemin teklif etmedikleri, davalı … Üçok’un bilerek davacıyı zarara uğratmak için davalı şirket ile anlaştığı, kötüniyetli hamil olduğu, bu çekten dolayı davacının davalılara borçlu olmadığı, birleşen davaya konu diğer çek yönünden ise davalı şirketin defterlerine göre davacının davalıya 82.505.-TL.borçlu olduğunun anlaşıldığı, ancak davanın 10.000.-TL.için açıldığı gerekçesiyle;
1-Asıl dava yönünden davanın kabulüne, davacının 15.08.2007 keşide tarihli 150.000.-TL.bedelli çekten dolayı davalılara 10.000.-TL.borçlu olmadığının tespitine,
2-Birleşen dava yönünden ise, davacını davalı şirkete açtığı davanın kabulü ile davalıya 15.08.2007 keşide tarihli 828.000.-TL.bedelli çekten dolayı 10.000.-TL.borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Asıl dava ve birleşen dava çek nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir. Her iki davada da davacı vekili dava konusu çeklerin teminat amacıyla davalı şirkete verildiğini, ancak davalı şirket tarafından anlaşmaya aykırı doldurulduğunu iddia etmiş, davalı şirket ise bu iddiayı kabul etmemiştir. Çek bir ödeme vasıtası olup, kural olarak mevcut bir borcun tediyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerekir. Bu kuralın aksini iddia eden davacının HUMK.nun 290.maddesi uyarınca çeke karşı ileri sürdüğü iddiaları yazılı delille kanıtlaması gerekmektedir. Başka bir anlatımla somut olayda ispat külfeti her iki davanın davacısına aittir. Mahkemece bu yönler gözetilmeden ve ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.