Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/11853 E. 2010/5828 K. 11.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11853
KARAR NO : 2010/5828
KARAR TARİHİ : 11.05.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki karşılıklı alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı-karşı davalı vekilince duruşmalı, davalı-karşı davacı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı-karşı davalı vek.Av….. ile davalı-karşı davacı vek.Av. ….’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı-karşı davalı vekili, davalı ile imzalanan 17.11.2005 tarihli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesine göre davalının ürettiği elektriğin tamamının sözleşmede kararlaştırılan fiyat üzerinden satmayı taahhüt ettiğini, sözleşmenin 11.09.2006 tarihine kadar sorunsuz uygulandığını, davalının 11.09.2006 tarihli ihtarı ile, 01.08.2006 tarihinde yürürlüğe giren Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliğine göre, elektrik enerjisi fiyatını değiştirmek istemi üzerine, bu hususun sözleşmeye uygun düşmemesi nedeniyle müvekkilinin kabul etmediğini, davalının 20.09.2006 tarihinden itibaren müvekkile enerji satmayacağını bildirdiğini, ortada fiyat uygulamasını gerektirecek bir durum olmadığını, davalının BK’nun 106 ve 188.maddelerine göre akdin müspet ihlali nedeniyle sebep olduğu zararları karşılaması gerektiğini ileri sürerek ıslah ve fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak reeskont faiziyle birlikte 10.000 YTL zarar ile reeskont faizini oluşturan 500 YTL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, asıl davanın reddini istemiş, karşı davasında ise enerji satış işleminin PMUM aracılığıyla yapıldığını, enerjinin önce müvekkili üretici şirket tarafından PMUM enerji havuzuna iletildiğini, sözleşmeye göre müvekkiline tahsis edildiğini, Yönetmeliğin 01.08.2006 tarihinde yürürlüğe girmesi ile PMUM’un müvekkilinden piyasa iletim ücreti vs.talep ederek faturalar düzenlendiği, müvekkile yansıtılan ek maliyet ve bedellerin, sözleşme 4.1.3. maddeleri uyarınca davacı şirkete fatura edildiğini, davacının 19.09.2006 tarihli faturaya itiraz ederek iade ettiğini ve bedelini ödemeyerek temerrüde düştüğünden cari fiyat ile sözleşme fiyatı arasındaki farktan dolayı müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ait haklar saklı tutularak şimdilik 10.000 YTL’lik kısmın iğfal gününden itibaren hesaplanacak 500 YTL reeskont faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamı, bilirkişi raporuna göre, temerrüde düşen tarafın davacı alıcı olduğu, karşı davacının düzenlediği fatura bedelinden davacının sorumlu olacağı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın 10.000 YTL olarak kısmen kabulüne, alacağa 22.03.2007 dava tarihinden itibaren reeskont faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı-karşı davacının tüm, davacı karşı davalının asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı-karşı davalı … AŞ.’nin karşı dava ile ilgili temyizi yönünden ise; davalı-karşı davacı … AŞ. karşı davasında, cari fiyat ile sözleşme fiyatı arasındaki fark nedeniyle uğranılan zararını, kâr kaybını ve muaccel borçlardan dolayı oluşan zararının tahsilini talep ederek, kısmi dava açmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise, davalı-karşı davacının talebi, 19.09.2006 tarihli 16776 nolu ek maliyet bedeli olarak düzenlenen fatura alacağı olarak değerlendirilmiştir. Mahkemece bu bilirkişi raporuna itibar ederek, toptan elektrik satıcısı davacı-karşı davalıya yansıtılan ek maliyet bedeli 57.605,40 TL’yi ödemesi gerektiğini belirterek, oluşan bu zararın taleple bağlı kalınarak davalı-karşı davacı … AŞ.zararı olarak kabul edip hüküm kurulması doğru olmadığı gibi kararın gerekçe bölümünde, karşı davacı bakımından “zarara ilişkin karşı davacı haklarının saklı tutulmasına karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşecektir” denildikten sonra, hükümde ise “karşı davada…fazlaya ilişkin istemin reddine” denilmesi de, yanlış olup açıklanan bu yönler gözetilmeden yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacının tüm, davacı-karşı davalının asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı-karşı davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı-karşı davalı yararına takdir edilen 750.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya ödenmesine, peşin harçların istek halinde iadesine, 11.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.