Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/11857 E. 2010/5829 K. 11.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11857
KARAR NO : 2010/5829
KARAR TARİHİ : 11.05.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki birleşen istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vek.Av…. ile davalı vek.Av….’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili iş ortaklığı tarafından hızlı tren alt yapı işinde teknik yardım, araç ve Makine temini için davalı ile sözlü taşeronluk anlaşması yapıldığını, anlaşma uyarınca Ocak 2007 ayında yazılı yapılması şartı ile müvekkilince toplam 850.000.-YTL. olan dört adet çek verildiğini, yapılan uyarılara rağmen davalının yazılı sözleşme yapmadığını ve taahhüt edilen teknik yardımı, araç ve makine yardımını sağlanmadığını, davalının çeklerden 28.12.2007 keşide tarihli 175.000.-TL.lik çeki banka yoluyla tahsil ettiğini ileri sürerek davalıdan bedelsiz kalmasına rağmen ödenen çek bedelinin istirdadı ile diğer üç adet çekten dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili, davalıya dört adet çek verildiğini, davalının taahhütlerine uymadığı halde üç adet çeki bankaya ibraz ettiğini ve iki adet çekten dolayı takibe geçtiğini ve iki adet çek bedelinin haksız olarak icra yoluyla ödendiğini ileri sürerek davalının sebepsiz zenginleşmesine neden olunan 600.000.-TL.nin B.K.nun 61.maddesi gereği ödeme tarihi itibariyle ticari temerrüt faizleri ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. .
Davalı vekili, asıl davada ve birleşen davada verdiği cevap dilekçesi ile davacı iddialarının basiretli bir iş adamından beklenemeyecek bir durum olduğunu, davacının taahhüdüne almış olduğu işin ilk harcamalarını yapabilmesi için müvekkilinden borç para talep etmesi üzerine ticari işletmesinden faiz geliri karşılığı olmak üzere 675.000.-TL.borç parayı davacı şirkete verdiğini, karşılığında üç adet değişik vadeli ve miktarlı çekler aldığını, davacının oyalanması sonucu 28.4.2007 keşide tarihli 250.000.-TL.lik çekin yazılamadığını ve şu anda müvekkilinde olduğunu, 25.5.2007 tarihli 175.000.-TL.lik ve 28.5.2007 keşide tarihli 250.000.-TL.lik çekler için takibe geçtiklerini ve haciz yolu ile tahsil ettiklerini belirtmiş birleşen dava yönünden ise birleşme kararının derdestlik sebebiyle reddi gerektiğini, adi ortaklıkların aktif dava ehliyetlerinin bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporu karşısında çeklerin hukuki vasıflarının ödeme aracı olarak düzenlenmeleri kuralı gereği davacının, çeklerin taşeron sözleşmesi kapsamında davalıya verildiğine ilişkin iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle asıl dava ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 750.000.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 11.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.