YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11901
KARAR NO : 2010/5926
KARAR TARİHİ : 12.05.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av….’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin kusurundan kaynaklanmayan nedenden dolayı aynı yatırım için iki teşvik kullanıldığını, bu nedenle KOBİ’lere özgü yatırım teşvik belgesinin iptal edilme ihtimali olduğunu, söz konusu KOBİ yatırım teşvik belgesinin iptali halinde kullanılan kredinin kısa vadeli kredilere uygulanan genel faiz ve cezai faiz uygulanarak talep edileceğini, halbuki müvekkilinin tüm taksitleri zamanında ödediğini, vadesi gelmemiş son taksitin de zamanında ödeneceğini, bunun dışında bankaya borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının KOBİ teşvikinden yararlanırken, aynı yatırım için daha önce yatırım teşvikinden yararlandığını gizlediğini, gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu, KOBİ teşvik belgesinin iptali konusundaki yetkinin Hazine Müsteşarlığına ait olduğunu, söz konusu teşvik belgesinin iptali halinde, genel faiz ve cezai faiz işletilerek kredinin tahsil edilebileceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının kullandığı KOBİ kredisinin tamamını ödediği, borcunun kalmadığına dair bankaca belge dahi verildiği, teşvik belgesinin iptali konusundaki yetkinin Hazine Müsteşarlığına ait olduğu, Halk Bankasının bu hususta yetkisinin olmadığı belirtilerek davanın kabulüne, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda davacı vekili tarafından, henüz KOBİ teşvik belgesi Hazine Müsteşarlığı tarafından iptal edilmeden, bu belgenin iptal edilme olasılığı sonucunda davalı Halkbankasının teşvik kapsamında verdiği krediyi, genel kredi oranları üzerinden ve cezalı olarak müvekkilinden tahsil etme ihtimali bulunduğu gerekçesiyle menfi tespit davası açılmıştır. Dava tarihi itibarıyla davalı bankanın davacıdan bu konuda bir talebi de bulunmadığı dikkate alındığında, dava tarihi itibarıyla davacının dava açmakta hukuki menfaati bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 750.00.-TL duruşma vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.