Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/12028 E. 2010/7789 K. 21.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12028
KARAR NO : 2010/7789
KARAR TARİHİ : 21.06.2010

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarih : 4.12.2008
Nosu : 1418-1431

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Davacı, yetkili olduğu … San. Tic.Ltd.Şti. ile davalının yetkilisi olduğu … Boya ve Kimya Tek. San. Tic.Ltd.Şti. arasındaki alışverişten dolayı teminat ve avans olmak üzere dava konusu şahsi çekini davalıya verdiğini, daha sonra mal gönderilmediğinden çekin iadesini istemesine rağmen iade edilmeyince … Boya aleyhine açtığı davanın …’in cirosu olması ve takibe de davalı tarafından konulması sebebiyle husumet yönünden reddedildiğini bildirerek bedelsiz olan ve takibe konulan dava konusu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, % 40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafça daha önce acılan davanın husumet nedeniyle reddi yanında davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle de reddedildiğinden dava konusu olayda kesin hüküm bulunduğunu, davacının çekin bedelsiz olduğu ve teminat olarak verildiğini ispatlaması gerektiğini bildirerek davanın reddini, % 40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, davacı tarafından teklif edilen yemin davalı tarafça eda edilmiş ve davalı dava konusu çek miktarı kadar borçlu olmadığı hususunda yemin etmiş ise de, davacı tarafın yetkilisi olduğu şirket kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile davacının vermiş olduğu çeklerden dolayı davalıya herhangi bir borcunun olmadığının saptandığı, inceleme gün ve saatinin davalıya tebliğ edilmesine rağmen ticari defterlerini hazır etmediği, kendisine tebliğ edilen bilirkişi raporuna da herhangi bir itirazda bulunmadığı, böylelikle davanın ispatlandığı, davalının icra takibine geçmekte haksız ve kötüniyetli olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne, asıl alacağın % 40’ı oranında kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, çek nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı, dava konusu çekin sipariş ettiği mallara karşılık teminat ve avans amacıyla verildiğini iddia etmiş, davalı ise davacının bu yöndeki iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerektiğini savunmuştur.
Kural olarak, çek bir ödeme vasıtası olup mevcut bir borcun tediyesine yönelik olarak verildiğinin kabulü gerekir. B.K.nun 182/2.maddesi uyarınca aslolan peşin satıştır ve peşin satışta mal ve semenin aynı anda verildiğine ilişkin yasal karine mevcuttur. Davacı belirtilen kuralın ve yasal karinenin aksini iddia ettiğine göre iddiasını HUMK.nun 288.maddesi uyarınca yazılı delille kanıtlamak zorundadır. Başka bir anlatımla somut olayda ispat külfeti davacı taraftadır. Nitekim, davacı iddiasını kanıtlayacak yazılı delil sunamayınca davalıya yemin teklif etmiş ve davalı da teklif edilen yemini kabul ve usulüne uygun biçimde eda etmiştir. Bilindiği gibi taraf yemini en sonra başvurulabilecek delillerden olup, kesin delil niteliğindedir. Bu yargılama aşamaları tamamlandıktan sonra mahkemece ispat külfetini davalıya yükleyecek biçimde bilirkişi incelemesi yaptırılarak yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.