Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/12086 E. 2010/6890 K. 03.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12086
KARAR NO : 2010/6890
KARAR TARİHİ : 03.06.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 10.6.2009
Nosu : 437-220

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Davacı vekili, 25.10.2002 tanzim 25.10.2003 vadeli davacı şirketin keşidecisi davalı …’in lehdarı bulunduğu ve diğer davalıya ciro edilen 10.000.-DM’lik bononun davalıya tahliye taahhüdünün yerine teminat olarak verildiğini, tanzim ve vade tarihinin davalı tarafından sonradan doldurulduğunu Alman Mark’ının 1.3.2002 tarihinde yasal olarak yürürlükten kalktığını, tanzim tarihi olarak yazılan 25.10.2002’de Alman Markının tedavülde olmadığını bu nedenle bononun geçersiz olduğunu, buna rağmen bu bono nedeni ile bonoda kefil olan …’den 25.000.-YTL tahsil edildiğini, müvekkili şirketin 7.11.2008 tarihinde 25.000.-YTL.yi kefil Yusuf’a ödediğini belirterek 25.000.-YTL.nin 7.11.2008 tarihinden itibaren ticari faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili borçlu şirketin ve bonoda kefil …’in daha önce aynı iddialarla İcra Mahkemesinde ve Ticaret Mahkemesinde dava açtığını her iki davanın reddedildiğini ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, ortada kesin hüküm olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu … 1.Ticaret Mahkemesinin 2004/812 Esas, 2006/109 Karar sayılı dosyasında görülüp sonuçlandırılan davada tedavülde olmayan para birimi üzerinden bono düzenlendiği, geçerli olmadığı, bononun teminat senedi olarak verildiği iddiasıyla davanın reddine dair verilen kararın onandığı anlaşıldığından bu iddialar yönünden bu davadaki talebin kesin hüküm nedeni ile reddine, tanzim tarihinde bonoyu imzalayan kişinin temsil yetkisine yönelik iddianın ise önceki davada ileri sürülmediği, dolayısı ile bononun yetkili kişi tarafından imzalandığının kabul edildiği, dava reddedildikten sonra bononun yetkili kişi tarafından imzalanmadığı yolundaki iddianın ise hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğundan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı şirket vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 3.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.