Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/12103 E. 2010/8721 K. 08.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12103
KARAR NO : 2010/8721
KARAR TARİHİ : 08.07.2010

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının daha önceden müvekkilinin avukatı olduğunu, davalıyla …’da bulunan 120 ada 49 parsel sayılı taşınmazın tapu iptali davasını kazanması karşılığında taşınmazın 1/6 hissesinin verilmesi hususunda sözlü olarak anlaştıklarını, davalının teminat anlamında kendisine bir senet verilmesini talep etmesi üzerine 1998 veya 1999 yılında davalı tarafça takibe konulan senedi imzalayarak boş olarak davalıya verdiğini, davalının anılan davayı kaybetmesi nedeniyle senedin borç olabilme özelliğini yitirdiğini, daha sonra senedin anlaşma hilafına doldurulup takibe konulduğunu, ayrıca taraflar arasındaki vekalet ilişkisinin 1999 yılı sonlarında bittiğinden senedin zamanaşımına uğradığını bildirerek, müvekkilinin senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, senedin iptaline, %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacının da içinde bulunduğu 25 kişiyi … Kadastro Mahkemesi’nin 2000/ 5 E, 2000/34 K sayılı dosyasında vekil olarak temsil ettiğini ve davanın kabul ile sonuçlanarak kesinleştiğini, ancak dava konusu senedin bu dava ile ilgisinin bulunmadığı, bononun alınan para karşılığı düzenlendiğini, davacının senedin teminat olarak verildiği iddiasını yazılı delille ispatlaması gerektiğini bildirerek davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, … Kadastro Mahkemesi dosyasında dava konusu senedin teminat senedi olduğuna ilişkin herhangi bir kayıt olmadığı, davalının dosyayı vekil olarak gereği gibi takip ettiği, davacının iddialarını yazılı delille kanıtlayamadığı ve yemin deliline dayanmayacağını da bildirdiği gerekçeleriyle davanın reddine ve davalı yararına tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dava, İİK.nun 72.maddesine dayanılarak açılmıştır. Dava sırasında İİK.nun 72/2.maddesine göre tedbir kararı alınarak borcun ödenmesi de durdurulmuştur. O halde aynı yasanın 72/4.maddesi uyarınca davanın alacaklı lehine sonuçlanması halinde %40’tan az olmamak üzere tazminata hükmedilmelidir. Bu durumda mahkemece davalı yararına İİK.nun 72/4.maddesi gereğince tazminata hükmedilmesi gerekirken bu yöndeki talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.