YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12124
KARAR NO : 2010/8960
KARAR TARİHİ : 14.07.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında yapılan acentelik sözleşmesi ile davalı şirketin … ve çevresindeki temsilciliğinin müvekkili şirket tarafından yapılması hususunda anlaşmaya varıldığını, davalının ürettiği malların satış bedeli üzerinden müvekkiline komisyon ödenmesinin kararlaştırıldığını, davalının fesih beyanında bulunduğu tarihten sonraki 2 aylık süre için davalının dava dışı şirketlere yaptığı satış bedeli üzerinden sözleşmenin 7.maddesi gereğince müvekkiline acentelik komisyonu ödenmesi gerektiğini, müvekkilinin 44.201, 70 YTL komisyon alacağının tahsili için yaptığı icra takibinin davalının haksız itirazı nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, feshi ihbar süresi içinde dava dışı şirketlerle sözleşme imzalanmadığını, ancak niyet mektuplarının alındığını, bu şirketlerle feshin geçerlilik kazandığı, 2 aylık süreden sonra sözleşmelerin imzalandığını bu nedenle davacının komisyon bedeli talep edemeyeceğini, beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece taraflar arasındaki acentelik sözleşmesi gereğince davacının ücret isteyebilmesi için davalının sözleşme kapsamında davacının aracılık yaptığı işten ekonomik yarar sağlaması ve sonuç elde etmesinin gerektiği, sözleşmenin 7.maddesinde tek taraflı feshin mümkün olduğu ancak bildirimin diğer tarafa yapılmasından itibaren 2 ay daha geçerli olacağının belirlendiği, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacının bu süre içinde davalının dava dışı ABB ve Sıemens firmaları ile yaptığı anlaşmalardan dolayı alacağı komisyon ücretinin 29.958.59 Euro olduğu, ancak davacının takibi ile bağlı olduğu gerekçesiyle davanın 44.201.70 TL üzerinden kabulüne,davalının icra takip dosyasında bu miktara yapmış olduğu itirazın iptaline, davacının %40 tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahkemece 06.11.2007 tarihli kök rapora tarafların itirazı üzerine 25.03.2009 tarihli ek rapor alınmış ve bu ek rapor esas alınarak hüküm oluşturulmuştur. Kök raporda davacı alacağının 21.787 Euro olduğu belirtildiği halde ek raporda 29.958.96 Euro olduğu beyan edilmiş, kök raporla ek rapor arasındaki miktar farkının nereden kaynaklandığı da açıklanmamıştır. Ek rapora davalı vekilince itiraz edilmiştir. Hal böyle olunca mahkemece davalı vekilinin itirazları da gözönünde tutularak raporlar arasındaki çelişkiyi giderici konusunda uzman yeni bir bilirkişi kurulundan Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp, tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine,14.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.