Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/12213 E. 2010/2522 K. 10.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12213
KARAR NO : 2010/2522
KARAR TARİHİ : 10.03.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Davacı vekili tarafından hasımsız olarak açılan iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin borca batık duruma geldiğini, sunulan iyileştirme projesine göre şirketin ıslahının ve borca batıklığının giderilmesinin mümkün olduğunu belirterek iflasının 1 yıl süreyle ertelenmesi talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi tarafından şirketin iyileştirme ümidinin bulunduğunun belirtilmesi üzerine verilen tedbir kararından sonra, iyileştirme projesi ile öngörülen kâr marjının sağlanamayacağı, davacı şirketin akaryakıt istasyonu ile ilgili sorunları gidermediğinden belirlenen gelirin temin edilemeyeceğinin anlaşıldığı, şirketin kurucularından …’ın şahsi mal varlığının satışı ile nakit sağlanacağı ve eksilen sermayeye destek olacağı öngörülmüşse de bu şahsın mallarının hacizli olması ve bu yolda herhangi bir çaba sarfedilmemesi nedeniyle davacı şirkete katkı sağlayamayacağı anlaşıldığından iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olmadığı belirtilerek davacı şirketin iflasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-İflasın ertelenmesi, borca batık durumda olan bir sermaye şirketinin malî durumunun ıslahının mümkün olması hâlinde o şirketin iflâsının önlenmesini sağlayan bir kurumdur. Böyle bir talep üzerine mahkemece bu şirketin öncelikle borca batık durumda olup olmadığı tespit edilmeli, borca batık durumda ise bu kez ıslahının mümkün olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Bunun için borçlu şirket tarafından mahkemeye ibraz edilen bilanço ile malî durumun iyileştirilebilmesi amacıyla şirket tarafından bildirilen proje üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bir sonuca gidilmelidir. Zira önerilen iyileştirme tedbirlerinin şirketin malî durumunu düzeltmeye elverişli olup olmadığının belirlenmesi özel bir bilgiyi gerektirdiğinden, bu konuda bilirkişinin görüşüne başvurulması icabetmektedir. Borca batıklığın tespiti için yargılama sırasında bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda iflâsın ertelenmesi için gerekli koşulların oluştuğu yönünde görüş bildirilmiş olmasına rağmen, raporda yetersiz bulunan hususlar hakkında ek ve tamamlayıcı rapor alınmadan veya yeni bir bilirkişi incelemesi yapılmadan mahkemenin kendisini bilirkişi yerine koyarak yaptığı değerlendirmeye göre iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olmadığı gerekçesiyle davacının iflâsına karar vermesi doğru değil ise de şirketin 1.220.000.TL ödenmemiş sermayesi olması nedeniyle borçlunun iflâsın ertelenmesi talebinin samimi olduğu kabul edilemeyeceğinden, sonucu itibarıyla doğru olan kararın Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438’inci maddesinin son fıkrası uyarınca gerekçesinin bu şekilde değiştirilerek ve düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.