Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/12298 E. 2010/8471 K. 05.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12298
KARAR NO : 2010/8471
KARAR TARİHİ : 05.07.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkilinin boşandığı eşinin babası olduğunu, evlilik birliği sürerken müvekkilinin davalıdan 28 milyon lira borç aldığını, boş senet verdiğini, müvekkilinin zaman içinde birçok ödeme yaptığını, geriye 5-6 milyon lira borcu kaldığını, boşanmadan sonra davalının senedi 6 milyar lira olarak takibe koyduğunu, bonodaki tarihlerin boşanma kararından sonraki tarihler olduğunu, bonodaki yazıyla olan rakamın altı milyon olduğunu, damga pulunun daha önceki tarihli olduğunu belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin ve bononun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının senetteki imzasını kabul ettiğini, senette yazı ile rakam farklılığı bulunmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece,toplanan delillere göre, TTK.nun 690 ve 730/2..maddesi yollamasıyla tüm ticari senetlerde uygulama olanağı bulunan TTK.nun 588.maddesi uyarınca yazı ile rakam arasında farklılık olması durumunda yazılı kısma itibar edilmesi gerektiği, davaya konu bononun yazı ile ilgili bölümünde “altı milyon” ibaresinin yazılı olduğu, zaten bonodaki rakamla yazılı kısımdaki son üç sıfırın da bononun kuruş bölümünün altında yer aldığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, davacının 5.594 YTL miktardan borçlu olmadığının tespitine, 6 YTL’lik bölümüne ilişkin borçlu olduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, takibe konu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.Adli Tıp Kurumu tarafından verilen raporda sadece, davaya konu bonodaki yazı ve rakamların davacıya ait olup olmadığı yolunda inceleme ve değerlendirme yapılmıştır.
Bu durumda mahkemece, dava konusu bononun yazı ile yazılan miktar hanesinde yazılı olan tutarın ne olduğu konusunda Adli Tıp Kurumundan rapor alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken sadece çıplak gözle değerlendirme yapmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.