YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12366
KARAR NO : 2010/6378
KARAR TARİHİ : 25.05.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki mülkiyetinin tespiti-iade-alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av….’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait Caterpıllar 330 B Paletli ekskavatör ile kırıcısını 09.02.2005 tarihli satış protokolü ile davalı şirkete satıp, teslim ettiğini, davalının satış bedeli olan 170.000 USD+KDV karşılığı olmak üzere 15.06.2005 ödeme tarihli bono verdiğini, müvekkilinin bonoyu tahsil amacıyla bankaya verdiğinde davalının ricası üzerine protesto edilmeden 21.07.2005 tarihinde bankadan geri aldığını ve bedeli bilahare ödemek üzere davalı şirkete iade ettiğini, davalının senedi iade almasına karşılık bedellerini ödemediğini, kırıcıyı işlerin kötü gittiğini söyleyerek Ağustos 2006 da müvekkiline teslim ettiğini, ancak ekskavatörü çalıştırmaya devam ettiğini, sözleşmenin hukuken geçersiz olduğunu ileri sürerek davalının zilyetliğinde olan ekskavatörün mülkiyetinin müvekkile ait olduğunun tespiti ile davacıya iadesine, takas-mahsup sonucu davalı elindeki 40.000 USD’lik bononun müvekkiline iadesi ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan kullanım bedeli karşılığı 166.300 TL’nin avans faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, satın alınan makine bedelleri için düzenlenen bononun, müvekkili şirket tarafından davacıya elden haricen ödendiğini, davacının fatura kesmemesi nedeni ile sonradan bankadan geri alındığını, senedin karşılığı ödenmeden senedin iade edilemeyeceğini, kırıcının davacıya iade edilmediğini, sadece ücret karşılığı davacıya kiralandığını, davacının satış faturasını düzenleyemediğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflarca itiraza uğramayan 09.02.2005 tarihli protokol, taraf defterleri üzerindeki bilirkişi incelemeleri ve satım bedeli olarak düzenlenen bononun aslının davalı alıcının yedinde olması nedeniyle bu hususun borcun ödendiğine karine teşkil etmesi ve davacı şirketin senet aslını bedelini almaksızın iade ettiğini ve borcun sona ermediğinin yazılı delille kanıtlanamadığı ve yemin deliline dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 750.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 25.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.