YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12387
KARAR NO : 2010/8474
KARAR TARİHİ : 05.07.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı … vekili, asıl davada müvekkilinin … A.Ş.’den almış olduğu 3.500.000.000 TL bedelli taşıt kredisini tamamen ve nakden ödediğini, karşılığında 11.06.1998 tarihli ibraname düzenlendiğini, daha sonra müvekkili aleyhine haksız olarak icra takibi başlatıldığını, 27.10.2000 ile 23.06.2003 tarihleri arasında maaşından 3.290.000.000 TL kesinti yapıldığını, takibin halen devam ettiğini, ibranamede borcun nakden ve tamamen ödenmiş olduğunun vurgulandığını ve müvekkilinin … A.Ş. Ve onun kanuni halefi olan BDDK’ya herhangi bir borcu bulunmadığını belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının borcunu ödeyememesi nedeniyle takip yapıldığını, takip sırasında rehinli aracın fiilen haczedilip satışa çıkarıldığını, ancak aracın nitelikleri gereği borcu karşılayacak düzeyde olmaması nedeniyle davacının müvekkiline başvurduğunu, tarafların harici anlaşma yaptığını, buna göre araç üzerindeki rehnin kaldırıldığını, aracın 3.600.000.000 TL bedelle satılarak bedelinin borca karşılık ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davacının anlaşmadan sonra bir takım ödemeler yaptığını, ancak borcun tamamının ödenmediğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Davacı … vekili, birleşen davada, davalı bankaya borçlarını ödeyip, davalıdan ibraname aldığı halde davalı banka tarafından müvekkili aleyhine takip başlatıldığını, takip sırasında 27.10.2000 tarihi ile 06.08.2003tarihleri arasında müvekkilinden 3.600.000.000 TL kesinti yapıldığını belirterek söz konusu tutarın kesinti tarihlerinden itibaren uygulanacak ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının takip tarihi itibariyle toplam borcunun 4.085.877.474 TL olduğu, dava tarihi itibariyle ise toplam 1.796.597.102 TL borçlu olduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabul, kısmen reddine, dava tarihi itibariyle davacının 1.558.663.500 TL asıl alacak, 237.933.602 TL faiz ve fer’ileri olmak üzere toplam 1.796.597.102 TL borçlu olduğunun tespitine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.’nun 72. maddesi uyarınca açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Bu durumda mahkemece yargılama sonunda menfi tespit şeklinde karar verilmesi gerekirken olumlu tespit biçiminde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Öte yandan birleştirilen dava hakkında hiçbir hüküm kurulmaması da doğru değildir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 05.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.