YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12485
KARAR NO : 2010/8146
KARAR TARİHİ : 28.06.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 16.7.2009
No : 159-246
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankaya 30.000.-TL limitle ipotek edilen taşınmazı önceki maliki …’den ipotekle yükümlü olarak satın aldığını, davalı bankanın ipotekle teminat altına alınan ve ödenmeyen kredi borcunun tahsili için müteselsil borçlular ve kefiller aleyhine takibe geçtiğini, bu arada alacaklı-davalı banka ile borçlular ve kefiller arasında 25.4.2007 tarihli bir protokol imzalandığını, bu protokol gereğince müvekkilinin üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini, ancak davalı bankanın ipoteği kaldırmak için müvekkilinden fazla para tahsil ettiğini ileri sürerek davalıya fazladan ödenmek zorunda kalınan 6.400.00.-YTL’nin temerrüt tarihi olan 22.02.2008 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kredi sözleşmesinin tarafı ve kefili olmayıp ipotekli taşınmazın maliki durumundaki 3.kişi sıfatını taşıdığından iş bu istirdat davasında aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, müvekkili banka ile kredi sözleşmesinin borçluları ve kefilleri arasında bir protokol düzenlenmiş ise de, bu protokole uyulmaması nedeniyle müvekkilinin alacaklarını talep etmek durumunda kaldığını, tahsil edilen bedelin bir bölümünün ise borçlunun bankadan aldığı ve iade etmediği çek yapraklarının risklerine karşılık alındığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu ve talep gözetilerek davacının davalıya fazla ödemede bulunduğunun saptandığı gerekçeleriyle 6.400.00.-TL’nin temerrüt tarihi olan 22.8.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 28.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.