YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12497
KARAR NO : 2010/7555
KARAR TARİHİ : 15.06.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 01.07.2009
No : 917-316
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava; ticari satıştan kaynaklanan faturaya dayalı alacağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı vekili, müvekkilinin ikametgahı Ümraniye Mahkemelerinin yetkili olduğunu, takibin dayanağı faturanın tek taraflı bir irade beyanı olduğunu, faturanın müvekkiline tebliğ edilmediğini belirterek davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde davalı vekilinin yetki itirazı HUMK.nun md.10 ve BK.nun 73/1 maddesi gereğince yerinde görülmemiş, bilirkişi raporuna göre taraflar arasındaki ilişkinin icra takibinin dayanağı 06.04.2006 tarihli (7.334.88.-YTL bedelli) açık fatura ile başladığı 2006 yılında 27 adet fatura ile toplam 33.359.78.-YTL’lik alış veriş yapıldığı ve 26.870.00.-YTL’lik çek ile ödemede bulunulduğu, ticari usul, örf ve adet gereğince ödeme ilk borca ilişkin olacağından davaya konu faturanın ödenmiş sayılacağı, itirazın iptali davasında takip tarihi itibariyle takibe konu fatura ile bağlı kalınması gerektiğinden ve bu fatura bedelinin ödendiği anlaşıldığından, davanın davacı tarafından ispatlanamadığı, ancak taraflar arasındaki ticari ilişki devam ettiğinden davacı kayıtlarına göre takip konusu faturadan sonraki dönemde davacı alacaklı bulunduğundan takibinde kötüniyetli sayılamayacağı gerekçeleri ile davanın ve davalı tarafın kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davalı vekili hükmü katılma yolu ile temyiz etmiş olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesi davalı vekiline 24.09.2009 tarihinde tebliğ edildiği halde katılma yolu ile temyiz dilekçesi 10 günlük yasal süre geçtikten sonra 09.10.2009 tarihinde talimat mahkemesinin muhabere defterine kaydedilmiş, 14.10.2009 tarihinde mahkemenin temyiz defterine kaydı yapılmıştır. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtay’ca da bu yolda karar verilebileceğinden, süresinden sonra yapılan katılma yolu ile temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle BK.86/2.maddesi uyarınca “müteaddit borçlar muaccel ise tediye, borçlu aleyhinde birinci olarak takip edilen borca mahsup edileceğinden” yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin katılma yolu ile temyiz isteminin süre yönünden reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına , davalının yatırmış olduğu peşin harcın istek halinde iadesine, 15.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.