Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/12539 E. 2010/8156 K. 28.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12539
KARAR NO : 2010/8156
KARAR TARİHİ : 28.06.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 06.02.2009
No : 506-78
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, dava dışı … ve …’in borçlarından dolayı müvekkiline sıralı olarak 18.8.2008-18.9.2008-18.10.2008-18.11.2008 ve 18.12.2008 vadeli toplamda, 27.500.-YTL tutarında (her biri 5.500.-YTL değerinde) senetler verdiğini, tahsil cirosu ile bu senetlerin … İş Bankası Şubesine verildiğini, bankanın teslim fişi ile bu hususun sabit olduğunu, senet borçlularının senet bedellerini gününden önce ödeyerek senetleri bankadan aldığını ve tekrar davalıya vererek senetleri piyasaya sürdüğünü, İş Bankası görevlilerinin senedi iptal etmeden senet borçlusuna teslim ettiğini, müvekkilinin davalıya borcunun olmadığını, ticari ilişkisinin bulunmadığını, bu senetlerden 18.8.2008 vadeli 08.07.2008 tanzim tarihli 5.500.-YTL tutarlı senedin davalı tarafından icra takibine konu edildiğini ileri sürerek müvekkilinin icra takibine konu edilen senet ile diğer dört senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu bonolar ile müvekkilinin teslim aldığı bonoların aynı olmadığını, bono arkasındaki Garanti Bankası kaşesinden de anlaşıldığı gibi iddia edildiği gibi İş Bankasında işlem görmediğini, alacaklarına mahsuben tevdi edilen bonoların mücerret borç ikrarını içerdiğini, davacının iddiasını ispatlaması gerektiğini belirterek davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, icra takibine konu edilen senedin davalıya ciro yolu ile geçtiği, senet aslı incelendiğinde ödendiğine dair herhangi bir bilgiye rastlanmadığı gibi davaya konu bonoların İş Bankasında işlem görmediği, aksine Garanti Bankasının kaşesinin bulunduğu gerekçeleri ile davanın reddine, %40 icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davanın konusunu 5 ayrı bono oluşturmaktadır. Ancak bunlardan 18.8.2008 vadeli 5.500.00.-TL değerindeki bono icra takibine konu edilmiş ve sadece bu bonoya ilişkin olarak ihtiyati tedbir kararı verilmiştir. Bu durumda İİK.nun 72/4.maddesinde öngörülen tazminat koşulları takibe konulan bu bono yönünden gerçekleştiğinden takip konusu bono miktarının %40’ı oranında tazminata hükmedilmesi gerekir. Oysa bu husus hükümde açıkça gösterilmemiş, sadece %40 icra inkar tazminatının davacıdan tahsiline biçiminde hüküm oluşturulmuştur. Bu hal infazda tereddüt yaratacağından bu şekilde hüküm kurulması HUMK.nun 388.maddesi hükmüne aykırı ise de belirtilen yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hüküm fıkrasının 2.bendinin başına “takibe konu edilen “18.8.2008 vade tarihli 5.500.-TL bedelli bono üzerinden hesaplanacak” ibarelerinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.