YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12659
KARAR NO : 2010/3286
KARAR TARİHİ : 24.03.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili dava dışı borçluya ait taşınmazların satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde ihtiyati haczinin kesinleşme tarihi müvekkilinden sonra olan T. … Bankası AŞ.ne üst sıraların verildiğini; vergi dairesince konulan ihtiyati haczin paylaştırmaya girmeyeceğini ve tahsilatların düşülmemesi nedeniyle alacakların belirtilen miktarda olmadığını ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … AŞ. vekili borçluyla finansal yeniden yapılandırma sözleşmesi akdedildiğini ve borcun ödenmemesi üzerine açılan dava sonunda belirlenen miktara göre takip yapıldığını,
Davalı vergi dairesi vekili ise … İcra Mahkemesi’ne yaptıkları şikayetin derdest olduğunu, haczin de ihtiyati değil kesin haciz niteliğinde bulunduğunu ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece vergi dairesi alacağının sıra cetvelinden çıkartılmasına, birinci sıra alacaklısı olan davalıya alacağı tamamen ödendikten sonra 2., 3., 4., 5. ve 6. sıralar arasında paranın garameten paylaştırılmasına karar verilmiş; hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davalı … Vergi Dairesi’nce İcra Mahkemesine yapılan şikâyet kabul edilmiştir. Ancak şikayetin tarafları ile bu davanın tarafları kısmen farklı olduğundan, şikayetin sonuçları üzerinde durulup tartışılmadan vergi dairesinin cetvel dışında bırakılması doğru değildir. Öte yandan dosyadaki bilgi ve belgelerden vergi dairesinin hem bedeli paylaşıma konu taşınmazın maliki durumundaki …’ten ve hem de bu şahsın ortağı olduğu … Döviz AŞ.nden alacaklı bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un mükerrer 35 ve Vergi Usul Kanunu’nun 10 uncu maddeleri üzerinde durulmadan hüküm kurulması isabetsizdir.
Satış bedeli ve vergi dairesi alacağının tutarı dikkate alındığında, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek bulunmamaktadır.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik YER OLMADIĞINA, 24.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.