YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12733
KARAR NO : 2010/2377
KARAR TARİHİ : 04.03.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı temlik alan vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı arasında imzalanan kredi kartı üyelik sözleşmesi uyarınca davalıya kredi kartı verildiğini, ancak davalının kart borcunu ödememesi üzerine girişilen takibe davalının itiraz ettiğini belirterek haksız itirazın iptali ile %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının takibe itirazdan (1) yıl geçtikten sonra açıldığı için davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davanın devamı sırasında davacı banka alacağını … Varlık Yönetim AŞ’ye devretmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacı bankaca davalı aleyhine takibe geçildiği, davalının süresi içinde 28.10.2005 tarihinde takibe itiraz ettiği ve takibin 31.10.2005 tarihinde durdurulmasına karar verildiği davacının itirazın iptali davasını yasal (1) yıllık süre geçtikten sonra 30.10.2006 tarihinde açtığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm temlik alacaklısı davacı şirket vekilince temyiz edilmiştir.
Dava; İİK’nun 67.maddesine dayalı olarak açılan itirazın iptali davasıdır. İİK’nun 67-1.maddesi “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.” hükmünü içermektedir. Madde metninden anlaşılacağı gibi (1) yıllık süre itiraz tarihinden değil, itirazın davacı alacaklıya tebliğ edildiği tarihten itibaren başlar. Somut olayda davalı borçlunun, takibe itirazının davacı alacaklıya tebliğ edildiğine ilişkin, icra dosyasında herhangi bir bilgi ve belge olmadığı için, madde de belirtilen sürenin başlamayacağı kuşkusuzdur. Bu durumda mahkemece yanılgılı gerekçelerle hak düşürücü sürenin, takibe itiraz tarihinden itibaren başlandığının kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı temlik alacaklısı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 04.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.