YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13012
KARAR NO : 2010/1679
KARAR TARİHİ : 18.02.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalı bankanın müvekkili aleyhine giriştiği icra takibinin itiraz edilmediğinden kesinleştiğini, icra takibine konu kredi sözleşmesinde davacının kefil olarak imzası bulunmadığı gibi, bankaya başvurusu da olmadığını, bunun bankaya bildirilmesine rağmen sonuç alınamadığını belirterek, icra dosyasına konu kredi sözleşmesinden dolayı asıl alacak ve fer’ileri yönünden borçlu olunmadığının tespitine, bankanın ağır kusurlu olması, davacının maddi, manevi olarak yıpranması nedeniyle %40’dan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davayı kabul ettiklerini imzası ile beyan etmiştir.
Mahkemece, davalı vekilinin kabul beyanına göre davanın kabulüne, davacının Küçükçekmece 2.İcra Müdürlüğünün 2007/14383 nolu dosyasına konu edilen kredi sözleşmesinden dolayı asıl alacak ve tüm fer’ileri yönünden borçlu olmadığının tespitine, davalı banka aleyhine %40 tazminata hükmedilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, banka kredi kartı borcundan kaynaklanmaktadır. 01.03.2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 44/1.maddesinde “Bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili uyuşmazlıklarda kart hamilinin tüketici olması halinde, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 22.ve 23.maddesi hükümleri uygulanır.” hükmü düzenlenmiş, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 23.maddesinde ise, “Bu Kanunun uygulanması ile çıkacak her türlü ihtilafların Tüketici Mahkemelerinde bakılacağı hükme bağlanmıştır.”
Görev kuralı kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınması gerekir. Bu nedenle mahkemece dava konusu uyuşmazlıkta Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma biçimine göre diğer yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.