YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13126
KARAR NO : 2010/9066
KARAR TARİHİ : 19.07.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketin 11.08.2007 tarihinden itibaren işlettiği otele seyahat acenteliği işiyle uğraşan davalının müşteri gönderdiğini, gelen müşterilerin davalıya bildirilip, isim onayı alınca kalmalarına onay verildiğini, ancak davalı tarafından onaylanan rezervasyonlara uygun olarak düzenlenen fatura bedellerinin ödenmediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %40’dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, otel işletmecisinin davacı olmadığını, otel işletmecisi olan dava dışı … Ltd.Şti ile müvekkilinin kontenjan sözleşmesi ve protokol yapıp 150.000.00 USD avans ödediğini, sezon boyunca oteli … Ltd.Şti’nin işlettiğini,davacı faturalarının iade edildiğini, fatura içeriğinde yer alan konaklayan kişi sayısı isimleri gibi hususlara müvekkilinin itirazı olmadığını, ancak fiyatlandırmanın … Ltd.Şti’yle yapılan anlaşma gereği sözleşme fiyatının %50’si olması gerektiği ve bedelinin avans olarak peşinen ödendiğini, davacı ile hukuki ilişkileri bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının dava dışı … Ltd.Şti’ye kiraladığı oteli bilahare oteli iyi işletmemesi nedeniyle devraldığı, bu şirketin bağlantı kurduğu acenteleri ile çalışmaya devam ettiği, otele müşterileri kabul ettiği … Ltd.Şti. ile sözleşme yapan şirketlerin bu sözleşmeler kapsamında tanıtım ve yatırımlar yapmaları nedeniyle sözleşmelerdeki fiyatlar üzerinden davacının bu şirketler ve davalı şirket ile çalıştığı davacının dava dışı … Ltd.Şti. ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşme ve avans kullanımı kapsamında … Ltd Şti’nin sorumluluklarını üstlendiğine dair davacıyı bağlayan yazılı bir belge bulunmadığı gibi davacının da kabulünde olmadığı, davalı tarafın teklifi üzerine davacı şirket temsilcisinin yemin ettiği, taraflar arasındaki ticari ilişkide davalıya ait müşterilerin davacıya ait otelde konaklatılması nedeniyle bilirkişi kurulu raporunda belirlenen tutarda alacaklı olduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 97.705.83 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi ve değişiklikleri (%23’ü geçmeyecek şekilde) uygulanacak şekilde iptaline, takibin devamına, hükmolunan tutarın %40’ı oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı ile dava dışı 3.kişi … Ltd.şti arasında 17.10.2006 tarihli Kontenjan Sözleşmesi, ve bu sözleşmenin ekleri olan 04.12.2006 tarihli Avans Kullanım Sözleşmesi, 11.04.2007 tarihli protokol, 04.06.2007 tarihli ek protokolün yapıldığı, bu sözleşmeler gereği davacının bu dava dışı şirkete 150.000.00 USD’yi avans olarak verdiği hususları dosya içeriğindeki bilgi ve belgeler ile sabittir.
MK:nun 6.maddesi hükmü gereği herkes iddiasını ispatla mükelleftir. Somut olayda davacının davalı ile ticari ilişkisi bulunduğunu, bu ilişkiden alacaklı olduğunu, konaklamaya konu “…. Hotel” adlı otelden 3.kişi … Ltd.Şti’nin ayrıldığını, 11.08.2007 tarihinden itibaren davacının bu oteli işletmeye başladığını ve bu tarihten itibaren ödemelerin kendisine yapılması gerektiği hususlarını usulüne uygun şekilde davalıya bildirdiği konularının davacı yanca ispat edilmesi gerekir.
Öte yandan davalı … Şti dava dışı … Ltd.Şti ile sözleşmeler yaptığını, 150.000.00 USD avans ödediğini davacının bu sözleşme ve ekleriyle bağlı olduğunu, böylece borçlu değil alacaklı olduğunu savunmuştur.
Turizmci bilirkişinin de aralarında bulunduğu halde düzenlenen 11.05.2009 tarihli raporda da açıklandığı üzere davacı ile davalı arasındaki yazışmaların “ … …” şeklinde düzenlenen belgelerle yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece alınan son bilirkişi heyeti raporunun sonuç ve kanaat bölümünün (1) paragrafındaki, görüş doğrultusunda davalı şirket ile … Ltd.Şti arasında düzenlenen sözleşme ve ekleri dikkate alınarak araştırma yapılıp, hesaplama yapılması gerekirken ve ayrıca HUMK.nun 275 ve ilgili maddeler gereğince bilirkişi görüş ve mütalaasına karar verilmesiyle rapor alınmasından sonra şayet bu rapora itibar edilmeyecekse yeniden konusunda uzman ve aralarında turizmci bilirkişinin de yer aldığı yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınıp, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle yeni bilirkişi heyetinden rapor alınmadan karar verilmesi doğru olmadığı gibi ispat külfetinde de yanılgıya düşülerek icapsız yemin beyanına göre karar verilmesi de isabetsizdir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine,19.07 .2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.