Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/13165 E. 2010/3703 K. 31.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13165
KARAR NO : 2010/3703
KARAR TARİHİ : 31.03.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi

Davacı vekili tarafından hasımsız olarak açılan iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince hernekadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, konusu itibariyle istemin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
İstem iflasın ertelenmesine ilişkindir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporuna ve bilançoya göre şirket varlıklarının 666.852,93 TL, borçların 758.263,20 TL ve farkın 91.410,27 TL. olduğu; projede tahmini rakamların bildirildiği, taşınmaz satılacağından söz edilmişse de , aktifte taşınmazın bulunmadığı, projenin ciddi ve inandırıcı bulunmadığı gerekçesiyle şirketin iflasına karar verilmiş; hüküm istem sahibi şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 158/II nci maddesi uyarınca iflas davaları basit yargılama usulüyle ve duruşma açılarak görülür. Bu yasal düzenlemeye aykırı biçimde yargılama yapılarak, şirketin iddia, savunma ve itiraz haklarının kısıtlanması doğru değildir.
İflasın ertelenebilmesinin ön koşullarından biri Türk Ticaret Kanunu’nun 324 üncü maddesinde gösterildiği şekilde şirket varlıklarının gerçek (rayiç) değerlerinin tesbiti ile borca batıklığın belirlenmesidir. Dosyanın incelenmesinde şirketin merkez ve şubesinin bulunduğu yerlerde inceleme yapılmadığı, varlıkların rayiç değerlerinin tesbit edilmediği; borca batıklığın da bilanço üzerinden hesaplandığı anlaşılmıştır. Bu şekilde oluşturulan raporun hükme esas alınması hatalıdır. Nitekim bilirkişiler raporlarında stokların tesbitinin gerektiğini bildirmişlerdir. Mahkemece gerekirse istinabe yoluna da başvurularak rayiç değerlerin tesbit ettirilmesi gerekirken, bu hususun gözden kaçırılması suretiyle karar verilmesi doğru değildir. Öte yandan şirket vekilinin, şirkete ait taşınmazların mevcudiyeti konusundaki beyanı üzerinde de durulmalı, bunların rayiç değerleri ile takyidatları da raporda dikkate alınmalıdır.
Şirket vekili …’deki fabrikanın çalışmakta olduğunu ve nakit girdi sağladığını bildirdiğine göre, istinabe yoluyla fabrikanın kapasitesinin ve sağlayabileceği muhtemel artı değerin belirlenmesi gerekir.
Bu işlemler yapıldıktan sonra işletme sermayesinin sağlanıp sağlanamayacağı da belirlenerek, muhtemel üretim ve karlılık konusunda yeni bir bilirkişi kurulu raporu alınması, gerektiğinde kurula ilgili sektörde uzman bir kişinin de katılımı sağlanmalıdır..
Yukarıdan beri açıklanan eksikliklerin giderilmesi suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir hüküm tesisi gerekirken, eksik incelemeyle ve usule aykırı biçimde karar oluşturulması bozmayı gerektirdiği gibi, iflasın ilanına karar verilmemesi de kabul şekli itibariyle hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 31.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.