YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/150
KARAR NO : 2009/1960
KARAR TARİHİ : 19.03.2009
Mahkemesi : Afyonkarahisar 1. İcra Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı … Sigorta ve davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Asıl ve birleşen davalar dava dışı borçluya ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir.
Davacı … Sigorta AŞ. vekili alacaklısı bulundukları ve haciz koydukları diğer iki takip dosyasının da garameten paylaşıma dahil edilmesi gerektiğini, zira hacizlerin düşmediğini ileri sürerek;
Birleşen dosyalar davacısı Hazine vekili ise sıra cetvelinin ilk kesin haczin konulduğu dosyadan yapılmamasının doğru olmadığını ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 21/I nci maddesinin uygulanması gerektiğini bildirerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
İcra Mahkemesince Afyonkarahisar 1. İcra Müdürlüğü’nün 2004/4370 ve 4371 sayılı takip dosyalarından konulan hacizlerin iki yıllık yasal süre içinde satış istenmemiş olması nedeniyle düştüğü gerekçesiyle asıl davanın reddine; Hazine vekilince açılmış davaların ise kabulüne karar verilmiş; hüküm davacı … Sigorta AŞ. vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Taraf sıfatı dava şartı olup, mahkemece re’sen göz önüne alınması gereken hususlardandır. Sıra cetvelinde alacaklı görünen davalı … iken, davaya … tarafından cevap verildiği, bu kişinin temyiz dilekçesi de verdiği anlaşılmıştır. Mahkemece bu yönün gözden kaçırılarak hüküm kurulması doğru değildir.
2. Davacı … Sigorta AŞ.nin temyiz itirazı, adı geçenin alacaklı olduğu üç ayrı icra takip dosyasında aynı tarihte haciz koydurduğu ve hacizlerin düşmediği noktasındadır. İcra ve İflas Kanunu’nun 107 nci maddesine göre her alacaklı mensup olduğu derece adına satış talebinde bulunabilir. Yasal düzenleme ve Yüksek Hukuk Genel Kurulu’nun 15.11.2000 gün ve 19-1610 E., 1703 K. sayılı kararı da dikkate alındığında, bu üç haczin aynı derecede sayılacağı tartışmasız olup, davacı yanın diğer iki dosyasına da pay ayrılmasına karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması da bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.