YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1597
KARAR NO : 2009/11060
KARAR TARİHİ : 23.11.2009
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı, cari hesap bakiyesinin tahsili için girişilen icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, 31.12.2008 tarihli karşılıklı mutabakat tutanağı ile davacının müvekkilinden alacaklı olmadığını teyit ettiğini, yazılı delilin ancak aynı nitelikte başka bir yazılı delille ispatının olanaklı olduğunun HUMK.’nun 288 vd. maddelerinin amir hükmünden olduğunu, hesap mutabakatlarının şimdiye kadar yetkisiz olduğu belirtilen kişi ile yapıldığını, taraflar arasında gerçekleşen ticari ilişki nedeni ile tutulan açık hesap ekstresine göre müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 4.324.95 YTL alacaklı olduğu, olayın mahiyeti ve alacağın likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle, taraflar arasında vade farkına ilişkin bir sözleşme yoksa da teamül halini almış fiili bir uygulamanın mevcut olduğunun bilirkişi raporu ile saptanmış olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasında vade farkı ile ilgili teamül halini almış fiili bir uygulama mevcut ise de, hükmedilen vade farkı alacağının doğup, doğmadığı hususunda bir başka anlatımla davacının vade farkı alacağının miktarının belirlenmesi yönünden araştırma ve inceleme yapılmadan davacı yanca düzenlenen ve davalı tarafça kabul edilmeyen vade farkı fatura bedellerinden oluşan alacağa hükmolunması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.