YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1609
KARAR NO : 2009/11238
KARAR TARİHİ : 25.11.2009
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine aldığı ihtiyati haciz kararından dolayı yapılan haciz sırasında müvekkilinin haciz işlemine maruz kalmamak için haricen davalıya 3.500.00 YTL ödediğini, müvekkilinin gerçekte borçlu olmadığı halde kendisini borçlu zannederek davalıya ödemede bulunduğunu, bundan sonra davalının icra takibi yaptığını öğrenmesi üzerine tebligatı beklemeden takibe itiraz ettiğini, müvekkilinin davalının icra takibinde dayandığı faturalardan kaynaklanan borcu kabul etmediğini ileri sürerek davalıya ödenen 3.500.00 YTL’nin ödeme tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkilinden hazır beton satın alıp inşaatında kullandığını, ihtiyati haciz sırasında davacı şirket yetkilisinin müvekkiline haricen 3.500.00 YTL ödediğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davalının davacıdan alacaklı olduğuna ilişkin dayandığı faturalardaki malları davacıya teslim ettiğini ispatlaması gerektiği, tarafların defterlerinin birbirini teyit etmediği, TTK’nun 85.maddesine göre davalı defterlerindeki kaydın tek başına davalı lehine delil olamayacağı, davalı tarafından davaya konu paranın haciz sırasında alındığının kabul edildiği, davalının delil listesinde yemin deliline dayanmadığı, davalının davacıdan alacaklı olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacı tarafından icra takibi sırasında haricen ödenen 3.500.00 YTL’nin 23.09.2004 ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı davalıdan herhangi bir mal ve hizmet almadığı halde davalının almış olduğu ihtiyati haciz kararı nedeniyle ödemek zorunda kaldığı miktarın tahsilini istemiştir.
Davalı taraf ise davalıya satılıp irsaliyeler ile teslim edilen malların faturalarına itiraz edilmediğini savunmuştur.
Bu durumda mahkemece davalı yanın ibraz ettiği faturalarda yazılı sevk irsaliyelerinin celbi ile malların davacıya teslim edilip edilmediği hususu üzerinde yeterince durulup bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.